Kadın

Cinsiyetimin ne kadar farkındayım? Değilsem bunun dışında ne kadar kalmaktayım? Başlangıç noktam can iken, kadın-erkek, kız-oğlan, insan-hayvan ayrımına gelmem otomatik olmuyor, dış etkenler devreye giriyor.

Benim için kimlik kadınlık ya da erkeklik üstünden başlamaz. İnsan derim. Yaşam. Hatta insan bile bazen geçersiz kalabilir. Can ve ruh varsa hepimiz bu dünya ve evrende birizdir. Bey, ben, Coffee. Eş, eşit. Bakışım bu.

Belki de bende sorun vardır. Dişi bir insan olduğumu bilinçdışında unutuyor, bilinçaltında bastırıyorumdur. Bunu bir kadın olarak giyinme, kuşanma, yaşama, olma altından öne sürmüyorum. Tavır ve değer atfetme biçiminden bahsediyorum.

Doğum haritamızın önemli bileşenlerinden biri de kutupsallıktır (polarity). Pozitif (maskülen, eril, yang) ve negatif (feminen, dişil, yin) enerji olarak iki kutba ayrılır. Haritadaki element dağılımına göre pozitif ve negatif enerjinin dengesi değişir. Bazı haritalarda denge varken, bazılarında bir tarafa yığılma olabilir. Misal yüksek derecede yang enerjisi olan bir kadın düşünün. Böyle bir kadın için kendini dış dünyada ifade etmek öne çıkar. Ya da yin enerjisi yüksek bir erkeği. Böylesi için her zaman iç dünyadan hareket etmek devrededir.

Ben maskülen enerjisi yüksek bir kadınım. Tezat. Lakin kadınım. Cinsiyetim bu. Dişi. Bedenim, uzuvlarım biyolojik olarak bunu gösteriyor. Fıtratım neymiş? İçeri alan. Her ne kadar ruhum dışarıda dolaşan bir kafada olsa da siyah-beyaz kategorisinde beyazım. Bireysel gerçeğim bu.

Toplumsal gerçeğim ne? Başkalarının cinsime atfettikleriyle kendini değerli ya da değersiz hisseden bir kadın. Bir yandan ölümüne güçlü, bir yandan son derece güvensiz, ölen, öldürücü. Ölüp ölüp dirilen bir cins. Dönüşüm için gerekli olan ölümü metaforik olarak kullanmak bir yana, kitabi anlamıyla da ölerek, hayattan yitip giderek, canı terkederek başka varlıklara dönüşen ya da dönüşemeyen, sadece ölen kadınların, yerin altına gömüle gömüle o karanlıklar diyarında öfkeyi, hiddeti, taş olmayı, taşlaştırmayı seçen, seçtirilen kadınların, Venüs’ü Akrep’te bir toplumun diyarı.

#Bendeanlatıyorum.

Başkalarının cinsime atfettikleri sözlerle ilk karşılaştığımda onüç yaşlarındaydım. Cihangir şimdiki gibi değildi, ama yine sevdiğimiz Cihangir’di. Yaz vakti sokakta, üç kız eve yürürken geçen ekip otosundan okkalı lafları yememiz, yediğimize mi yedirene mi donup kalmamız karta basılmış fotoğraf gibi aklımda.

Ya bir ya iki sene geçti. Başkalarının uzuvlarıma lütfettikleri ellerle tanışmam yine civarda, Taksim’de, bir otobüs durağından geçerken, kaşla göz arasında oldu. Beş kızdık. Ben yürüyen grubun arkasında kalmış, o koca avuçlarla tanışma şerefine nail olmuştum.

Okul dönüşü servisten bazen Nişantaşı’nda iner, eve yürürdüm. Maçka’daki teknik lisenin önünde geçerken hep tedirgin olurdum. Kızlı erkekli kalabalık gruplar yalnız yürüyen beni görüp açılır, kaldırıma yayılır, bazen çember içine alıp önden arkadan el kol hareketine, etek kaldırmaya girişirlerdi. Garibime giden erkekler kadar kızların da bu eyleme dahil olmaları, kendilerini erkek sanıp bu baskı ve tacizi teşvik etmeleri olurdu. Onlar da benim gibi kendi cinslerinin farkında mı değillerdi yoksa başkalarına atfettikleriyle güçlenip değerlendiklerini sanma yanılsamasında mı?

Boşverin bunları. Her genç kızın, kadının başına gelen şeylerden bendeki örnekler işte. Sıradan. Alışıldık. Bildik. Kanıksanmış. Önemsiz. Öyle değil mi? Yoksa bir ucu laf atıp alt tarafı elledi ne olacakla başlayan diğer ucu tacize, şiddete, tecavüze, rızası dışında her türlü zorlamaya ve nihayetinde cinayete, ölüme giden yol bu mu?

Aslında ne beylik laflar edesim var, ne sosyolojik, psikolojik çözümlemelere giresim. Yaşananların üstünden biraz vakit geçtikten sonra biraz ses edesim var sadece, nereye bağlayacağımı bilmeden. Donma noktasına eriştim sanırım. Hani taşlaşmadan bahsetmiştim. O taşlaşma öfkeden kaynaklıdır Akrep’in mitolojisinde. Oysa benim içim öyle bir donmuş ki..Donmanın eşiğindeyim.

Geçenlerde yaptığımız bir meditasyon çalışmasında kadınlık temasına özel bir görüntü hayal ettim. Ortasından nehir akan, kupkuru, çorak, dağlarla kaplı bir çöl. Bunun ne kadar kendimden kaynaklı, ne kadarının bana atfedilenlerden üstüme aldıklarımla alakalı, ne kadarının kollektiften ve toplumdan yapışanlarla sınırlı olduğunu düşündüm. Yoksa maskülen enerjisi yüksek bir kadın olarak sığındığım ve kendimi güvende hissettiğim karşı cinsin atıflarıyla kendi cinsimi inkarda mıydım? Nikahsız olarak aynı evde senelerce yaşamış, üç beş çocuk doğurmamış, yemek pişirmemiş, evi çekip çevirmemiş, evinin kadını olmamış, ‘kadın olmamış bir kadın’.

Bunlar basit ve günlük hayattan vızırdanmalar. Bunları yapayım ya da yapmayayım, toplumun bendeniz kadına atfettiği nitelikleri tamı tamına yerine getirsem, cinsel kimliğimi kullanarak, sadece fıtratımla varolsam, o zaman tam ve güvende miyim?

Kadın olmak mı dediniz? Değerlendirildiğim yegane vasfım ‘içe alan’ cins olmam. Negatif kutup. Pozitifi bütünlemek için. İstesem de istemesem de. Hah işte, sorun tam da bu noktada başlamıyor mu sizce?

Hiç sevmediğim, müthiş tepki duyduğum birşey yapacağım. Genelleyeceğim.

Okumuş-okumamış, varlıklı-orta halli, şehirli-köylü, özgürlükçü-muhafazakar, çalışan-çalışmayan, evli-bekar, kadın-kız, hepimiz tek bir kategori altında dosyalandık, etiketlendik, tasnif edildik.

Fıtratımızla.

Fıtratımızla yaşıyor fıtratımızla ölüyor, öldürülüyoruz.

Ya ne olacaktı?

Yaşayabiliriz mesela.

Hakkımız olduğu, seçtiğimiz, istediğimiz, bu dünyaya doğduğumuz için. Sadece insan ve kadın olarak.

Ne kadın olasım var ne erkek. Ağaç, hayvan, su, hava olmak istesem insandan hiçbir yerde kaçış yok.

İnsan olasım yok a dostlar, kadın olsam ne yazar?

Kar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s