Birden farkettim. Kırktan sonrasını düşünmemişim. Kafamda ne bir imge, ne bir kurgu, ne bir duygusal tortu. Yok. Tüm hayalleri kırka kadar yığmışım. Olanlar olmuş, dolanlar dolmuş. Hayat kırkta bir yerde durmuş.

Kırk ne demekmiş peki? İş güç mevki sahibi mi? Evli barklı köpekli mi? Maddi manevi hayallerine ulaşmış mı? Yapılacaklar listesine tikler atılmış, oyun sonlanmış mı?

Truman fırtınalı denizde yelken açmış, dalgalar aşmış, sonunda duvara çakmış, koca bir delik açılmış.

Tak tak tak. Kimse yok mu?

Oysa kırkbeşe dair bir cümle düşüverdi aniden hafızama. Evet, kayıtlarda. Var. O da upuzun yolda küçücük bir nokta.

Tak tak tak. Postaaaa.

Çocukken sorarlar hani adama.

Büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Çok kısa bir süre doktor dediğimi hatırlıyorum. Gerçekten isteyerek mi yoksa öğrenmişlikle mi bilmiyorum. Büyük ihtimal ikincisi, zira gerisi gelmedi görüyorum.

Halbuki olmak istediğim son derece gerçek biri vardı. Hayalimdeki her rol için biçilmiş kaftandı. Yakışıklı, mucit, insancıl, kurtarıcı, sıradışı, şaşırtıcı.

MacGyver‘ı hatırlar mısınız?

Buluşçu bir adam, gizli ajandı. Düştüğü sıkışık durumlardan elinin altındaki basit malzemeleri biraraya getirip yaptığı her türlü icatla kurtulur, kurtarırdı. Hayalim, idolümdü.

Anneme sorardım.

Büyüyünce MacGyver gibi olabilir miyim?

Çalışırsan olursun tabii.

Çalışırsam olurum. Çalış bakalım.

MacGyver* gözümde en fazla kırklarındaydı. Çocuk aklıma göre hayatta birtakım şeylere muktedir olmuş insan orta yaşlı, otuz-kırk yaş aralığındaydı. Boy pos endam yerinde, olgun, hakim, bilge.

MacGyver’ın yaşını aşmış, icat etmek istediğimin yanına bir soru işareti koymuşken onbir yaşındaki hayallerimle kırkbir yaşımda yeniden karşılaşmanın lineer şaşkınlığı içindeyim. O zaman bir yaş almış, bir yıl olgunlaşmış halime relatif olarak bir yaş küçüldüm, çocukluk hayalime bir yıl yaklaştım diyebilir miyim?

Dersem olur. De bakalım.

Onbir yaşında farkında olmadan önündeki koskoca otuz senenin hayallerini kurar, bilinçdışında bir yere bu bilgiyi atarken, işte o hayal ettiğin otuz sene geçip gittikten sonra bir sonraki otuz senenin hayalini nasıl kuruyor, bilinçdışına şimdi nasıl bir çentik atıyorsun? Belki o yüzden MacGyver’a dönüyor ve içindeki muciti yeniden bulmaya davranıyorsun. Dile kolay. Koskoca bir Satürn döngüsüne daha bakıyorsun. Bir Yay’dan çıkan oktan otuz sene sonraki bir diğerine.

İşte belki tam da şimdi yeniden hayal kurma zamanıdır. Onbir yaşının kendini aşma serüveni MacGyver’ın icatlarıyla anlamlanır, öyle bir gelecek ve ‘olma’ hayaliyle gözler kamaşırken, kırkbir yaşında, bu beden ve hayatta bir kez daha, yeniden kendi sınırlarını aşmak, hayallerini tekrar tanımlamak vakti gelip çatmıştır.

Bak bakalım, Yay’daki Satürn seni sana nasıl aşırtır.

* Richard Dean Anderson, a.k.a. MacGyver diziye otuzbeşinde başlamış, kırk ikisinde tamamlamış. Yetmez, kendisi bir Kova’ymış. Kan çekmiş, şimdi ortaya çıkmış.

10 thoughts

  1. Neslihanciğim, bir Kova çocuğu olarak MacGyver olmak istemeni hiç unutmayacağım, çok şeker 🙂 Örnek olarak kullanılabilir Kova çocuğunu anlatırken…
    Ben de geçen gün benzer temalarda düşünürken dedim ki şimdiki hayatım için 25 yaşındaki Pelin’e teşekkür ediyorum. O zaman verilmiş doğru kararlar sayesinde şimdi mutluyum. Hedefim de 65 yaşındaki Pelin’in bana teşekkür edeceği şeyler yapmak. Kendime referans onu aldım 🙂 Bir sonraki Saturn döngüsünde pişmanlıkları oynamamak için şimdi doğru adımları atmak vs.

    Beğen

  2. Bence de McGyver olabilirsin Neslihan, benim hatırladığım kadarıyla annen de seninle beraber üniversite okuyordu ve o zamandan beri aklımda ne kadar iyi bir role model olduğu, zannederim 40 yaşından da büyüktü o zaman. Ben hayat 40ında başlar diyenlerdenim, canın ne istiyorsa yapmaya başla gerisi çorap söküğü gibi gelsin!

    Beğen

  3. @Pelin sen deyince ben de kendi 25 yaşımı düşündüm ve o zaman önemli bir karar aldığımı farkettim. 15 sene de Satürn döngüsü, yarı yol. 🙂
    Kendi yolumuzu çizerken yaşımız kaç olursa olsun hayallerimizin bu seçimlerde eşlik etmesini diliyorum kendi adıma..

    Beğen

  4. @miyuska iyi hafıza varmış sende, bravo. 🙂 Anneme yazdıklarını okuttum, aşağıda cevabını kendi girdi, bak.. 😉 Teşekkürler..

    Beğen

  5. biz tiru’yla (abim, o da bir kova..) macgyver olmaya çalışırken zamanın betamax videosunu sökmüştük. asla toparlayamadık. neyse ki zaman her zamanki gibi tiru’dan yana çıktı, modası geçti, yerini tiru’nun gizli kapaklı alıverdiği vhs’lere, dvx’lere bıraktı.. ne diyelim, einstein burcusun

    Beğen

  6. Hahaha çok şekersin(iz) Ayşe! You made my day. 😉
    Bu arada Einstein’ın bir Balık olduğunu hatırlatır, aslında Einstein veya MacGyver’lığın sadece bir burçla sınırlanamayacağının da altını çizerim. 😀

    Beğen

  7. Yeni yaşın kutlu olsun Neslihan’cım. Hayallerini yenilerken ilki kadar isabetli olacağını düşünüyorum. Belki olgun-hakim-bilge’nin yerini başka bir üçlü alabilir mi bu sefer? Ne olurlar acaba? Sevgilerimle.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s