Öne kapandım. Saçlarım yeri süpürdü. Ilık nefesim yüzüme vurdu. Burnuma birşey değdi. Gözümü açtım. Bir çift tabanlarından birbirine bitiştirilmiş ayak. Çıplak.

Ayaklarıma hiç bu kadar yakın plan bakmış mıydım? Baş parmağımın oyuğu, kıvrımları, kemiklerimin çıkıntıları, gıcırtıları, damarlarımın yeşili, moru, kızılı. Topuklarım. Bütün bedeni taşıyan bacakların dibi, ayakların altı, ince, kalın, kısa, uzun çizgileri, kırışıkları. Detaylar. Yeri öpedurunca değişen boyutlar.

Kapaklanıp yaklaşmak. Mideden ağza deprem sarsıntısı şiddetinde vuran ufak bir börk. Ground zero. Ayaklanıp uzaklaşmak. Bedenden beyne tsunami bereketiyle hücum eden kanlı canlı sürü sepetine blopbluplar. The overview effect.

What just happened?

Hayat. Sadece yirmi dört saat. Bir tutam beyaz saç, üç parmak derin hat. Gözle görülen gerçeklik bedende kalanlar. Esas meseleyse, ön-görünmeyen alanlar.

.

Masanın ortasına oturdum. Sağımdan iki soru aldım, karşıma iki verdim. Hal hatır içinde gidip gelirken dil kaslarımı, ses tellerimi boğazımın koruyucu örtüsünde bol çalıştırıp geliştirdim. Soluma döndüm. Önce yüzüne, sonra gözünün içine baktım. Kulak kesildim, nefesle dinledim. Sesinin rengini, yüzünün hareketini takip ettim. Yakın markajdan boyut kaybettim, başımı hafif geriye doğru çektim. Girdiğim evden dışarı çıktım. Bahçeye, duvarlara, ağaçlara, örgü tellere baktım. İçeride olan bitenden bağımsız yapının üç boyutlu durağanlığına daldım.

Uyandığımda ayakta, masanın sonunda, bir nevi kulaktan kulağa oynamaktaydım. Kara bir kafadan öteye bir cümle, sarı bir diğerinden ünlem, virgül, parantez beriye. Hikayeyi anlatırken kendime yakalandım. Tamamlayıcı rolüne davranmışım, ahkamlardayım. Ahkamımı karşıma aldım, o konuşurken gelip geçenleri üçyüzaltmış derecelik tarama sistemiyle araştırdım.

How long?

Öteden beri. Beş yıl önce, on yıl sonra. Hem ne farkeder? Merak deyip geç işte. Ya da meraksızlık. Ya dışındasıdır çemberin, ya da içinde yer alacaksın, kendin içindeyken, kafan dışındaysa, çaresi yok kardeşim.

.

Delikten baktım, kapıyı açtım, gülümseyerek geleni karşıladım. Bir elinde baston, bir elinde çanta, ağır ağır içeri girişini seyrettim. Sol adım, sağ adım, bir sol, bir sağ, sürüye kalka. Sarılıp öptüm. Bastonunu alıp duvara dayadım, girişteki sandalyeye oturttum. Alıcı gözle şöyle bir süzdüm. Saçları mı uzamıştı, kilo mu almıştı, baktığımın farkında mıydı? Cevapları beklemeden davrandım. Çantasından terliklerini, ayağından pabuçlarını çıkardım. İki tombik pati terliklere kayarak girdi, parmak hareketleriyle kalıbına yerleşti. Ayağa kalkmaya hazırdı. Paltosunu kendi çıkardı, minik çantasını yanına aldı, içeri geçip manzaranın karşısına yerleşti.

Köprünün ışıkları her değiştiğinde odaklanmaya çalışan kamera lensi gibi gözlerini kısıp açtı. Sağ gözü tamamen kördü, sol gözü yüzde iki ila beş arası işlemekte. Beynin iki ila beşi geri kalan doksanbeşe nasıl tamamlayabileceğini hayal etmeye çalıştım. Buket tipi harita misali. Yüzde doksanbeş yığılmış bir tarafa, serpilip açılmış, kaplamış karanlık ortalığı. Tam aksi yönde kalıveren yüzde iki ila beş yüklenmiş bütün yükü sırtına, kaya yüklü delikli örgü bohçayı çekiyor çekebildiğince kara tünelden ışık hüzmesine.

Where to?

Yola. Bugünden yarına. Karanlığın içindeki aydınlığa. Aydınlık demişken, ışığın has tanımı ‘ay’dın-lık’ neden esas kaynak Güneş’ten alıp yansıtmaktan başka saf ışığı olmayan Ay’da acaba?

.

Satürn Yay’ın kapısının eşiğinde belirdi. Henüz 0 derece açıyla gerçekten içeri girdi mi yoksa meşhur sabrı, sebatı ve çatısıyla orda öylece durması bile yetti mi, henüz anlayacak kadar vakit geçmedi. Hemen ardındaki Akrep, komşu kapı Yay’a gidişini izlerken gözünü bile kırpmadı, arkası dönük Satürn’ün ona gözünü kırptığınıysa farketmedi. Haziran’a dedi Satürn içinden. Yeniden, bu döngü içinde son kez buluşmak üzere, şimdilik hoşçakal.

İhtiyar adam, sırtında kalın paltosu, ağır adımlarıyla usulca Yay’ın evine girdi, kapı ardından kapandı. Yay’da Satürn zamanı artık başladı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s