Dolunay İkizler’de – Anlamlı Bütün, Mantıklı Sorgulamalar

Kafamdaki düşüncelere mi odaklansam bütünün anlamını mı yorumlasam? Yolculukta kalıp kendime mi inansam, aklın getirdiği sorgulamalar, sebep sonuçla bilgiyi detaylandırıp duygusal ihtiyaçlara mı baksam?

İkizler’de bugün, 6 Aralık 2014 saat 14.26’da oluşan Dolunay’da işte böyle bir ikilem içinde bulabiliriz kendimizi. İnandıklarımızla düşündüklerimiz, anlamla bilgi, içgörüyle mantık arasında bir gelgit.

Yay döneminde olduğumuz şu zamanlar olayları bütünsel olarak algılamaya, olanlara anlam katmaya müsait olduğumuz, serüvenimizi ne kadar uzağa taşıyabilirsek vizyonumuzu o kadar genişlettiğimiz, iyimser ve inançlı olduğumuz bir dönemden bahsedebiliriz. 22 Kasım 2014’te bu konular özelinde bir başlangıç yapmak üzere Yay’da Yeniay oluşmuştu. Siz bu dönemi nasıl değerlendirdiniz? Kendinizi aşmak, kişisel yolculuğunuzu uzaklara götürmek, genişlemek, ilerlemek anlamında somut adımlarınız oldu mu? Duygusal ve ruhsal olarak kendinizi üst benliğinize taşıma babında ne deneyimler yaşadınız, yaşamaktasınız? Farkındalıkla ya da farkında olmadan böylesi başlangıçlar yapmış olabilirsiniz. Farkına varma, attığınız tohumun meyvesinin olgunlaştığını görme zamanı şimdi.

Sezgisel hareket ettiğimiz, deneyime odaklandığımız, kendi gerçeğimizden konuştuğumuz, olayların olumlu tarafını gördüğümüz, böyle bir değer sistemi ve ilişkiler içinde yer aldığımız, sevgi alışverişinde bulunduğumuz bir dönemde İkizler’deki Dolunay bize mantığımızı unutmamamız, duygusal olarak devreye sokmamız için bir çağrı yapıyor. İnançlara çok odaklandık rasyonel zekayı unuttuk mu? Deneyime odaklandık, temel bilgiyi es geçtik mi? Kendi gerçeğimizi konuşurken bunu mutlak gerçek sandık mı ötekininkini hor gördük mü?

Bütünsel anlam, deneyim, sezgisellik, içgörüler, arayışlar, yolculuklar.. Bütün bunları bir potada eriterek hevesle, yaratıcılıkla sahneliyor, bunu sıradışı, uyandırıcı, aydınlatıcı bir dürtüyle yapıyor olabiliriz. Öte yandan herşeyin anlamını görüyor biliyor edasıyla kibire kapılıp burnu büyüklük ediyor, sürekli ön planda ve merkezde olmak için kendimizi ortalığa atıyor, ilgi istiyor, bireyselliğimizi ifade etmek için ilişkisel dengeleri unutup, esneklik göstermeyip aykırılıklar, istikrarsızlıklar, rahatsız edici bir dinamizm ve abartıyla sürekli onu bunu elektrik şoku gibi çarpıyoruz belki de.

İkizler’deki Dolunay dış dünyadaki bütün bu maceraperest, hareketli, dinamik, son derece kalabalık, çok sosyal, pek konuşkan, gani gani drama yapan hal ve tavrımızı iç dünyamıza dönüp düşünmemizi, matematiğini yapmamızı, toplayıp çıkarmamızı, iç dünyamızla dış dünyada olanlar arasında bir köprü kurarak sezgi-mantık bütünlüğünü yakalamamızı, eğer mantıktan koptuysak devreye almamızı, ya da kendimizi mantığın huzursuz sorgulamalarında boğulurken buluyorsak dış dünyadaki iyimser yolculuğu hatırlamamızı söylüyor.

Deneyim odaklı yolculuğumuzu sürdürürken iç dünyamızın bilgisini de hatırlayabilir, yolculuğa katabilir miyiz? Kendi algımız, yargılarımız, anlam verdiğimiz değerlerin dışına çıkıp rasyonel ve objektif kalabilir, iç ve dış dünyamızı böyle dengeleyebilir miyiz? Bütün bu gelgit içinde geçmişin gömülü yaraları hortlayıp bizi en zayıf yerimizden yakaladığında tevekkülle bütünlenebilir, suların akmasına, gözyaşlarının oluşmasına, evrensel sevginin içimize dolmasına, her nasılsak öyle olmamıza izin verebilir, affedebilir, sürece teslim olabilir miyiz?

Sene sonuna yaklaşırken gökyüzünde de bazı sonlanma temaları ilerliyor. Örneğin bugünkü Dolunay senenin son Dolunay’ı. 24 Aralık 2014 Satürn’ün Akrep’teki 2,5 senelik uzun yolculuğunun sonu. 8 Aralık 2014 Jüpiter’in Aslan’da geri hareketine dönüşü ve kendini dış dünyada ifade etmesinin birkaç aylığına sonu. Uranüs-Plüton karesinin sene bitmeden altıncı kere keskinleşip tetiklenmesi ve önümüzdeki sene oluşacak son karenin ipuçlarını vermesi.

İçinde bulunduğumuz dünyanın, evrenin düzenine baktığımızda yaşamımızın dairesel döngülerden oluştuğunu görüyoruz. Gün doğuyor, gün batıyor. Sonbahar yerini kışa bırakıyor, kış bahara, bahar yaza, yaz yine sonbahara. Mevsimler birbirini kovalıyor, doğanın döngüsü devam ediyor.

İleriye doğru akan tek şey zaman. O da insan icadı. Doğduğun an olan sıfır noktasından başlayıp ölüm anına kadar hep ileriye, öteye, uzağa doğru koşan zaman. Üç boyutlu yaşamımız ve düşünce yapımızda zaman hep ileriye götürürken, dördüncü boyutta yaşayabilsek döne dolaşa belli bir yörünge içinde kaldığımızı farkedebiliriz belki, kimbilir?

Bunlar bir anlam ifade ediyor mu yoksa üst üste koyuyorsunuz, alt alta diziyorsunuz bir türlü mantığa oturmuyor mu? Dert etmeyin, hepsi makbul, zira Dolunay etkisindeki yazıcının kafa seslerinin gelgiti işte tam da bu.

Anlam, mantık, bütün, sorgulamalar..IMG_5356.JPG

One Reply to “Dolunay İkizler’de – Anlamlı Bütün, Mantıklı Sorgulamalar”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s