Hani sonbaharda şehir sevgimden bahsetmiştim. Verdiğim birkaç sebepten ilkini değerlendirdim.

Filmekimi.

Bu sene zevkimize ve programımıza uyan 5 film seçtik. Hemen her seyrettiğimizden memnuniyetle çıktık. Kimisi geçmişten bugüne politik gündemle tarihin tekerrür ve savaştan ibaret olduğunu tekrar tekrar gözümüze soktu, kimisi bilim mi inanç mı, illa birinden birini seçmeli mi üzerine düşündürdü, kimi insan hayatını nerdeyse bir timelapse tekniğiyle gözlemletti, kimiyse doğayı ve ritüellerini, yaşam-ölüm-ayrılık arasındaki kısa geçiş, uzun hazmedişleri resmetti.

Her film festivalinde mümkün olduğunca dünyanın farklı kültürlerinden hikayelere ulaşmayı tercih ederken bu seneki seçkimizin çeşnisi batı odaklı olmuş. Şükür ki festivallerde görülemeyen filmlere artık on demand sistemlerle ulaşma imkanı var. Misal seyrettiğimiz 5 film üstüne +1 dediğim ve şu an Filmekimi’nde gösterilen bir filmi daha dün gece evimizde izleyebildik.

Seyrettiğimiz filmleri konularına değinerek aşağıda listeliyorum. İlgilenenlere iyi seyirler diliyorum.

1 I Origins (Kök)

Daha önceki festivallerden birinde Another Earth filmini sevmiştik. Hatta Lars von Trier’in Melancholia’sıyla üst üste seyredip zaman, boyut, uzam kaybetmiştik. Filmin yönetmeni Mike Cahill yaşadığımız dünyaya paralel bir ikiz dünya olma ihtimali ve ahiret konuları üzerinde duruyordu. Yönetmenin yine benzer düşünce ve sorgulama biçimlerini gündeme getiriyor. I Origins göz üzerine uzmanlaşmış, pozitif bilim dışında inancı olmayan bir bilimadamının bilimin ispatlayamadığı, formüllerle kesin olarak teyit edemediği, lakin varlığı şaşırtıcı ve su götürmez bir şekilde gerçekleşen bir nevi reenkarnasyon, ikinci hayat, ahiret, ölümsüz ruhlar-ölümlü bedenlerle reddedemeyeceği şekilde karşı karşıya kalması üzerine sorgulamaları gündeme getiriyor. Filmin Amerika’da başlayıp Hindistan’da sonlanması bütünsel bir yaklaşım sunarken kültürel renk katıyor.

2 The Search (Arayış)

Doksanlı yıllar, Çeçen savaşı. Ruslar müslüman Çeçen yerleşimlerini basıyor, ‘teröristler’ öldürülüyor, aileler katlediliyor, dünya seyrediyor, olan çocuklara oluyor. Tanıdık geliyor mu? Film aslında bir yeniden yapım. Savaşta ailesi öldürülen Hadji, kucağında daha bebek olan kardeşiyle hayatta kalan tek akrabası, ablasından ayrı düşüyor. Buluşmaları mümkün mü, savaşta mucizelere yer var mı? Film Avrupalının yardımcı olma anlamındaki fikri ideolojisiyle gelişmiş batılı tanımı dışındakilere olan kayıtsız ve kibirli tavrını iyi yansıtıyor. Kendisi hoş, oyunu vasat Berenice Bejo’nun yönetmen Michel Hazanavicius’un eşi olması ampülleri yakıyor. Annette Bening de oyunculuğuyla katkıdan ziyade geçmişinin ekmeğinden yiyor. Başroldeki Abdul Khalim Mamutsiev -Hadji- ise sadece kameraya bakarak izleyiciyi ta derinden yakalıyor.

3 Still the Water (Dingin Sular)

Japonya’nın tropik bir adası. Denizde bulunan bir ceset. Lise çağındaki Kyoko ve ölümün döşeğindeki Şaman annesi. Kyoko’nun erkek arkadaşı Kaito ve bekar annesine karşı bastırılmış öfkesi. Hayat döngüsü. Ölüm vakti. Ölüme hazırlanmak, gelen yeni safhayı kutlamak, hem gideni hem kalanı bu yolda eşitlemek, dengelemek mümkün mü? Sadece koca koca dalgaları, gri mavi denizi, şiddetli tsunamisiyle bile dünyanın bu tarafındaki doğaya dair izlemelik malzeme veren film Şaman anne için söylenen şarkılar, edilen danslarla ritüellerin bir toplum, bir kültür için önemini hatırlatıyor. İçimde varolduğunu bilmediğim Şaman onlarla tatlı tatlı mırıldanıyor.

4 Boyhood (Çocukluk)

2002 yılında 6 yaşındaki Ellar Coltrane -Mason- cast olarak seçiliyor. Film ta o zaman çekilmeye başlıyor ve bugüne dek, tam 12 yıl boyunca oğlanın gerçek hayatta büyümesine paralel annesi, babası, ablası ve çevresiyle birlikte devam ediyor. 12 senelik film yaklaşık 3 saate sığıyor. Ethan Hawke ve Patricia Arquette anne ve baba figürleri olarak cuk yerine oturuyor. Günlük rutinler, aile dramları, çocukluk, ergenlik, delikanlılık, aşk, meşk, okul, eğitim, hayaller, hobiler derken yıllar geçiyor. Ara ara tempo düşüyor mu diye düşündüğüm filmde zirveyi kanımca annenin, bu mu yani, yıllar geçti herşey bitti mi, daha fazlası yok mu ki, diye patlaması koyuyor. Filmin başka bir örneği yok, her bir hayatın bir başkası olmadığı gibi.

5 White Bird in a Blizzard (Karda Bir Beyaz Kuş)

17 yaşındaki Kat’in annesi bir gün birden ortadan kayboluyor. Kadın mutsuz olduğuna, kocasına sevmediğine dair o güne dek birçok ipucu veriyor aslında. Çok da müşkülpesent üstelik. Bir o kadar da güzel, çekici, alımlı. Kız da sanki bütün bunların doğal sonucuymuş gibi bu kayboluşun üstünde durmayıp kendi hayatına bakıyor, ta ki annesi onu rüyalarında karlar içinde çağırır görmeye başlayıncaya dek. Bir o kadar beklendik bir o kadar da şaşırtıcı bir giriş ve bitiş. Eva Green her zaman Eva Green. O bakışlar, o pes ses, o keskin hareketler. Deli görünümlü, karanlık bir kadını oynamak için birebir -bakınız Penny Dreadful ve Vanessa Ives-. Eva Green dendi mi bende şapka çıkarılıyor, Shailene Woodley de yeni nesil Amerikalı oyuncu olarak bir kenara yazılıyor.

+1

Maps to the Stars (Yıldız Haritası)

İsminden astrolojiyle ilgili sanmamak lazım. Bu yıldızlar yukarıda değil yerdeler, hatta yerlerdeler. Konumuz şöhretler. Los Angeles’ta ünlülerin ürkütücü derecede sığ, yapay, acıklı dünyasına dair bir taşlama. Bence oldukça ‘dark’, bir o kadar da iç sıkıcı. Bütün o maddi ve bedensel zenginlik içindeki duygusal ve zihinsel fakirlik. Festivalde bilet alıp gitmediğime ve ev konforunda izlediğime memnunum. Julianne Moore bu filmdeki performansıyla 2014 Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almış. Şaşırmamak elde değil. Bence -daha yeni seyrettiğimiz için- A Single Man’deki performansı çok daha iyiydi. Filmi sosyolojik bir malzeme olarak izlemekte fayda var, yoksa özellikle seyir keyfi aldığımı söyleyemem. John Cusack yaşlanmış, kerli ferli bir adam oluvermiş. Ve fakat paragöz, sözde kişisel gelişimci rolüne iyi gitmiş. Robert Pattinson da aslında safi saç güzeliymiş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s