Nedir bir insanın hakikati?

Çalışıp üretmeyi seven birisi için işi, rutinleri midir?

Ya da paylaşmaktan beslenen biri için arkadaşları, çevresi, iletişimi midir?

Kendi hakikatimizi varoluşumuzla rahat ve barışık olmak, rağmensiz yaşamak diye tanımlayabilir miyiz?

Fotoğraflara yansıttığımız, dilimize doladığımız, dost meclislerinde sofralara taşıdığımız, mecra mecra paylaştığımız ya da özellikle paylaşmadığımız, sakındığımız, kendimizi tamamen kapattığımız ne varsa bunlar mıdır bizim hakikatimiz? Kendi hakikatimizin dışına çıkıp uzaktan bir gözle bakabilir miyiz? Ne görür ne söyleriz? Resimlerden, sözcüklerden, yapışlardan temelimizi anlayabilir, kökümüze inebilir miyiz? Yoksa görmek istediğimizi görür, olmasını tercih ettiğimizi teyit eder, olagelmişi kabul ettiğimizle devam mı ederiz?

Kendi hakikatini bulmak, hakikatten konuşmak, hakiki olmak..o kadar çok konuşulageliyor ki şu ara. Bu kendi kalıplarımızdan, sınırlarımızdan özgürleşmeye doğru bulaşıcı bir aydınlanma mı yoksa bu da zamanın getirdiği suni bir varoluş masalı mı arasında gidip geliyorum. Yalan dolanla işim yok, hakikati alıp devşirmek istediği gibi bükenlere karnım tok. Kaçıyorum fellik fellik bu ortamlardan, insanlardan, kalıplardan.

Mesela, hakikat bir tarafsa sosyal mecra öteki taraf. Bu demek değil ki oraları sade uydurmasyon, ajitasyon, bilimum sallamasyon, animasyon, zilyon çeşit asyon da asyon. Lakin şöyle bir kısır döngü mevcut. Ya kendimizce ya da çevresel, toplumsal faktörlerce koyulmuş birtakım kriterleri yerine getirme amacıyla devam ettirilen bir düzen var. Yaz geldi, tatile gidilir, fotoğrafı çekilir, koyulur. Tatil yapışımıza, gittiğimiz rotalara dair bir algı oluşur. İş değiştiririz, pozisyonumuzu ve unvanımızı güncelleriz, tebrikleri kabul ederiz, toplumsal imajımıza bir katman daha ekleriz. Bekarsak selfiemizle, çiftsek sevgilimizle, evliysek ailemizle, varsa çocuklarımızla olması, yerine getirilmesi, bir tik daha atılması gerekenleri servis ederiz konu komşuya. Bayramda aile saadeti, çocukların okul vakti, sevgilimle hayallerimin gezisi.

Böyle yapa yapa o sosyal mecradaki profil fotosu, sayfası, bilgilerinden ibaret iki boyutlu bir avatar oluruz belki de. Hakikatimiz neyse ordadır, gerçektir, derin ya da sığ bunun bir önemi yoktur, her şey sorunsuzdur, mutlu ve huzurluyuzdur. Ya da hakikatimizin bu olduğunu düşünmüş, kendimizi inandırmış, etrafta bunu görmüş, bayrağı devralmış, zamanın gerekliliklerine uyumlanmışızdır. Ya da ya da çok daha basit, son derece temel birşeydir. İçine doğduğumuz nesil ve yaşadığımız dönemin hakikati tam da budur. Global hakikat bireysel hakikatı yutmuştur.

Astrolojide hakikat Uranüs’le ifade edilir. Uranüs zamanı gelince insanı belki şok ederek belki sürpriz yaparak, oldukça dinamik ve ani şekilde hakikatle yüzleştirir. Kimisi için bu özgürleştiricidir. Uyanır, aydınlanır, bireyliğini anlar, bireyselliğine sahip çıkar. Kimisi içinse yıkıcıdır. Ayrılıklar olur, kopmalar görülür, bilinen kalıplar yıkılır, istikrar azalır, inişli çıkışlı dalgalanmalar yaşanır.

Benim neslimin içine doğduğu dönemde Uranüs Terazi’de (Ekim 1968-Kasım 1974 arası doğanlar -Mayıs-Haziran 1969 hariç- ve Mayıs-Eylül 1975 doğumlular). Bu da ikili ilişkiler, evlilikler içinde hakikate dair nesilsel bir vurgu olarak yorumlanabilir. Uranüs şu anda ise tam karşıt burç Koç’ta ilerliyor ve Mayıs 2018’e kadar bu burçta yer alacak. Bu ne demek? Bu nesilde doğanların ilişkilerine ve ilişkilerinde kendilerine dair bir yüzleşmeden, aydınlanmadan, özgürleşme ve bireyleşmeden geçtikleri/geçeceklerine dair vurgu diyebiliriz.

Hayatımızın bu döneminde hangi hakikatle yola çıkmak, neyi başlatmak istiyoruz? Başlatma, sahaya çıkma, girişimde bulunup insiyatif alma hakikatini kendimizde nerde buluyoruz, o hakikatimizle nasıl buluşuyoruz?

Genelde herkes bunu ortalama 42 yaşında keskin olarak hissedip yaşar. Bazen biraz daha önce, bazen biraz daha sonra. Kimi zaman olaysal yansımaları olur kimi zaman psikolojik ve bireysel boyutta hissettirdikleri. Hakikat biz onu seçmesek bile önümüze bir şekilde sürülür. Onu nasıl yaşayacağımızsa kendi gerçeğimizle olan bağlantımızla esneyebilir veya zalimleşebilir.

Benim hakikatim rutin içinde hizmet etmek ve çalışmaktan geçiyor. İçerik değişebilir. Geçmişte reklamdı (hizmet sektörüydü), şimdi astroloji (danışmanlık hizmeti) ve yazmak. Rutinden koptuğum zaman dengem bozulur, fiziksel olarak sağlığım etkilenir, duygu dünyam karamsarlaşır.

Yazı rutinimin seyrekleşmesinden mütevellit kendimi yazmakla yazmamak arasında mücadele ederken buluyorum. Dünden bugüne üç ayrı yazıya girişip sonunda hakikat ve Uranüs’le noktayı koyuyorum.

Bu yazıyı yazmadan önce kendi hakikatimle buluşmak için ciddi çaba sarfettim. Yazmak istiyorum, evet, ama ne yazmak istiyorum? Okuduğum kitap, çıktığım seyahat, katıldığım yoga dersi mi? Hayır, hayır, hiçbiri değil. İçimdekilerden yola çıkışla kendi gerçekliğimize dair dokundurmak istiyorum. İşte onunla buluşabilmek için izin vermek, alan açmak bile aynı çalışmak gibi emek istiyor, sonunda bunu kabul ediyorum. Sıkıştırmadan, koşturmadan, yetişilecek bir saat, okunma oranı, takipçi, kişisel imaj olmadan, sadece olması gerektiği yer ve zamanda, içimden geldiği gibi, dura dura, bekleye oynaya yazıyorum, siliyorum, yazdıkça açılıyorum, buralara kadar geliyorum.

Birkaç sene evvel İstanbul Film Festivali’nde seyrettiğim Lübnan filmi Caramel‘den Mreyte ya Mreyte ile kapatıyorum. Bu ara hem radyoda hem de yoga-meditasyon çalışmalarında tekrar tekrar bu parçayı duyuyorum. Anlamına baktım, Aynam ey aynam demekmiş. Kendi kendimizi aynalamamıza dair sözleriyle de anlamlanan parçanın sizi de kendi hakikatinize usul usul yaklaştırmasını diliyorum.

Hakikat dediğin bir nedir ki..

3 thoughts

  1. Geri bildirim: Aldatmak « MINDMILLS
  2. Gerçek, Hakikat ve Realite varolana 3 açıdan bakar. Bilimsel, inançsal ve insan olayları olarak. Kanımca sinema alanında; Woody Allen’ın ” The Purple Rose of Cairo” filmi senin de yazında üstüne gittiğin “Realite” paradoksunu çok iyi ele alan bir film dir. İzlemediysen öneririm.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s