Ay’ımızı Hatırlamak

‘Seni seviyorum, ama bu seni ilgilendirmez’

Johann Wolfgang von Goethe, Ay Balık

Goethe gibi Ay’ınız Balık’sa aynı şey sizin için de geçerli olabilir. Aslında kendi duygularını oldukça ciddiye alan, kendi kendini barındıran, iyileştiren, birleştiren bir duygu dünyasından bahsedebiliriz. ‘Benim duygum bu’ der ve ona sahip çıkar. Gerisi önemli değildir çünkü bu kişi severek, aşık olarak tüm hayatla birleşir, o hissin içinde kaybolup gidebilir. Olumlu yönden büyük bir sevgi kapasitesi vardır, bütünleyicidir. Öte yandan herkesin duygularını kendiyle bir sanıp bunu bulmadığında endişeye, güvensizliğe kapılabilir.

Ay, ruhun yolculuğuna başlamadan, yani Güneş’e (bildiğimiz burcumuza) ulaşmadan önce önce bizi tanımlayandır. Duygularımızdır, ihtiyaçlarımızdır, kendimizi nasıl güvende hissettiğimizdir, bedenimizdir, aidiyetimizdir, annemizi algımızdır, kendimize ve çocuklarımıza anneliğimizdir, cennettir, doğumdan ölüme hayat döngüsünün kendisidir.

Ay’ımızın bulunduğu elemente (ateş, toprak, hava, su) göre, kendimizi iyi ve güvende hissetme şeklimizin ‘nasıl’ı değişir. Örneğin yukarıdaki Balık gibi su (Yengeç, Akrep) grubunda olanlar için duygudaşlık, bir olma hissi onlara bunu sağlarken, hava (İkizler, Terazi, Kova) grubunda olanlar için zihinsellik, sosyallik, iletişim devrededir. Toprak grubu (Boğa, Başak, Oğlak) için dünyevi uğraşlar, meşguliyetler, doğal ritmin devamlılığı güvenlik hissini sağlarken, ateş (Koç, Aslan, Yay) grubu için hareketlilik, cesaret, imgelemler ihtiyaçlarını tamamlar.

Birkaç hafta önce katıldığım ‘Ay Semineri’ üstüne kadınların vahşi doğalarından modern dünya düzeniyle ne kadar koptuklarını yeniden hatırladım. Kadınsal ritüellerin şehirli hayat koşuşturmasında yokolduğunu, paylaşımların yüzeyselleşip maddileştiğini, kadın denen cinsin Ay’ları yokmuş gibi hareket ederek kendi içlerindeki Hera’yı, Artemis’i, Demeter’i, Isis’i unuttuklarını, tanımadıklarını ya da yok saydıklarını hissettim. Kendim dahil. Misal, kültürümüzdeki hamamlar kadınların ritüellerini yaşayabildikleri, birlikteliklerini devam ettirdikleri alanlar olmaları itibarıyle kollektif bir görev üstlenirlermiş. Yaygınlıklarını yitirmeleriyle döngünün devamlılığı zedelenmiş.

Hayatımda ilk defa hamama bu sene gittim. Kırk yaşa girme şerefine, kız arkadaşlarımın hediyesiyle. Modern mimarisi, randevu keşmekeşi, yetişme derdi bir kenara, ritüel mi ritüeldi. Şifalı, iyileştirici, birleştirici, sahiplenici.

Şimdi yazarken aklıma gelen bu hamam ritüelinden bağımsız, belki de ona bilinçdışından bağlı bir oyunla, bu sefer ben bir ritüele giriştim. Sadece kadın kadına beraber olacağımız, Ay’ımıza sahip çıkacağımız, kollektif kimliği devam ettireceğimiz bir haftasonu kaçamağı organize ettim.

Ay demek ev de demek. Her biri farklı Ay’a sahip astrolog arkadaşlarımı evime, kendi Ay düzenime, yatıya davet ettim. Beylerin ve çocukların olmadığı, sadece kadın tanrıçalara yer olan bir paylaşıma. Herkes kendi tanrıçasını konuşturdu. Misal, Ay’ı Yengeç’tekimiz, ana tanrıçamız, çocuğunun gösterisinden geldi, akşam aramıza en geç o katıldı, sabah en geç o uyandı. Ay’ı Başak’takimiz sabah kahvaltı etmeden aramızdan ayrıldı, meşguliyetlerine koştu, düzeni ve işleyişi devam ettirmeye gitti. Ay’ı Koç’takimiz en aceleci ve sabırsız haliyle akşam yemeğe çıkarken evi ilk terketti, sabah da en erken uyanıp günü o başlattı. Ay’ı Aslan’dakimiz ateşiyle gece üstünden yorganı bir attı pir attı, paylaşarak uyuduğu odada sabah biricik bir kraliçe gibi tek başına kalktı. Ay’ı Balık’takimiz de hepimize içirip içirip sınırları eritti, Ay’ın oymuş buymuş şuymuş, hepimiz biriz, bütünüz, kadınız, aitiz dedirtti (ya da öyle sandı).

Bu buluşma, ritüel, paylaşım, nasıl isimlendirirsek isimlendirelim, hem bireysel hem de kollektif Ay’larımıza sahip çıkmak, kendi doğamızı hatırlamak, hemcins paylaşımında bulunmak babında bütünleyiciydi. Bahsettiğim sadece kadınların Ay’larını yaşamaları ve ele almalarına dair bir örneklemeydi, ama Ay’ın tüm dünyası erkeklerde de mevcut tabii ki. Kimbilir, erkeklerin Ay’larını ifade etmelerine dair bir ilham da hazır şu an Merkür Yengeç’te (Ay’ın yönettiği burçta) retrodayken gelir belki.

İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim.

Gabriel Garcia Marquez, Ay Koç

 

 

 

One Reply to “Ay’ımızı Hatırlamak”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s