Dul

Okuduğum kitabı başka kitaplarla aldatmaya devam ediyorum. Aldattığım kitap değişti, aldatma baki. Şimdi mazeretim gündem. Ölüm, kayıp, ayrılık, çaresizlik, yas, matemle dolmuşken kafamı romantik hayaller, tumturaklı betimlemeler, yüzyıl öncesinin polemiklerine veremiyorum. Noktalı virgül ihtiyacı.

…Çok tuhaf, insanlar büyük bir mutsuzluk yaşayanlara mutluluktan bahsedemiyor. Anlamıyorum. Aslında tam da büyük bir mutsuzluk halinde mutluluk dileklerine ihtiyaç vardır, halihazırda mutlu olanların ihtiyacı yoktur. Mutsuz olduğunuzda, sanki herkes öyle kalmanızı diliyor. Sonsuza kadar. s16

Mutsuzluk mutsuzluğu, mutluluk mutluluğu mu çekiyor hakikaten? Karşıtların birbirini çekmesi, aynıların birbirini itmesi gerekirken uyumlanmayla denge mi bozuluyor? Hani ameliyat olmuş birine geçmiş olsuna gidip de kendi başından geçen başka ameliyatları, sağlık sorunlarını anlatıp beterin beteri varla karşındakini iyi hissettirme/aldatma yanılsaması gibi. Mutsuzluğa mutsuzlukla karşılık verince çivi çiviyi sökmüyor, o anlayış ya da empati olmuyor, üstüne misliyle yük bindiriyor sanki. Öte yandan ölüm, kayıp, yas söz konusu olduğunda akan hayat, rutinler, gündelikler de duruyor, donup kalıyor insan. Kim çekip alacak seni ordan?

Velhasıl, böylesi bir gelgit içinde, malum ruh halime ters düşmeyecek, ama beni kollektiften bir nebze ayırıp bireysel hayatıma döndürebilecek birşeyler okuyabilme ümidi ve içgüdüsüyle elime aldım Jean-Louis Fournier’nin Dul’unu. Noktalı virgüle uygun kısalıkta, 112 sayfa. Yazarın gerçek hayatta eşini kaybedip dul kaldığı döneme, yaşadığı yokluğa, yasa, eşine ve kendine dair kısa kısa notlar alarak yazdığı, rahatça okunabilir nitelikte bir anlatı Dul.

Dul

Kitap, kırk yılını birlikte geçirmiş bir kadın ve erkeğin ilişkisine dair tanıdık, bildik, sıcaklığı detaylarında, gerçekliğiyse o detayların gözlemi, farkındalığı ve ifadesinde saklı bir yas günlüğü. Kimi zaman bir satır bir sayfa,

Saatini buldum, sana aldığım saat. Hala çalışıyor, keşke o dursaydı. s88

Kimi zaman bütün bir sayfa bir satır niteliğinde.

..Her geçen gün, her bakımdan daha iyiyim, çok daha iyi olacağım..s18

Fournier zamansız bir şekilde hayata gözlerini yuman karısından önce bu dünyadan ayrılma hayalinde olduğunu satır aralarında veriyor. Üzgün olduğu kadar kırgın ve kızgın da o yüzden. Hem çocuksu bir bencillik var ses tonunda hem saflık hem de yarısını kaybetmişlik (Ruhunun yolculuğu ateş elementine dair notalar verdi bana. Baktım doğum tarihine, Yay’mış. Bingo).

Seni benim vücudumdan kesip aldılar, beni uyuşturmadan. Yarımı benden aldılar, en güzel yarımı. Yeniden çık diye senin parfümünle suluyorum kendimi. s33

Karısına ve kendi mizacına dair detaylar veriyor. Kendisinin nasıl hep ‘ben’ tekil şahıslı cümleler kurduğunu ve öyle yaşadığını, karısı Sylvie’nin ise diğerkamlığını, başkalarını önde tutuşunu, nezaketini anlatıyor ve ona bu gereksiz nezaketinden ötürü kızdığını.

Artık fiziksel dünyada aramızda olmayan, bir hayal ürünü olarak Fournier’nin zihninde yaşamaya devam eden Sylvie’nin hayalini okuyucu için üç boyutlu olarak yaratıyor Fournier. Sylvie’nin güllerle dolu güzel bahçesini, başucundaki Michel Houellebecq, Stefan Zweig, Jean-Louis Fournier romanlarını, işli, zarif, sarıp sarmalayan nevresimlerini, bejler içindeki silüetini, üstü açık klasik otomobilleriyle çiçek tarlalarının arasında giderken başında yumuşak beyaz şapkalı halini, zevkli ve lezzetli sofralarını, antikacılardan elleriyle seçtiği porselen tabaklarını, bitmeyen sohbetlerini, yayıma hazır kitabını görüyor insan.

Doğal olarak kendime dönüp düşünüyorum. Ben Bey’den önce bu dünyayı terk-i diyar edersem arkamdan nasıl bir hayal yaşatır kafasında? Sylvie’yle paralellik kuracaksam başucumda kitaplar, evimde teker teker ilgilendiğim çiçekler tik alır. Lezzetli yemekler, işli nevresimler, antika porselenler kısmına ulaşır mıyım bilmiyorum. Belki yirmi sene sonra. Daha vakit varsa.

Sokakta çiftler gördüğümde kendi kendime şunu soruyorum. Önce hangisi ölecek? s45

Fournier’nin Sylvie’ye dair çizdiği bu zarif, incelikli, becerikli, zevkli kadın içimdeki birşeylere dokundu. Kendimize bir kırmızı şarap açmak ve rahmetli babaannemden kalma (ve galiba daha hiç kullanmadığım) likör kadehlerinde servis yapmak istedim. Sylvie’nin hayali içime girdi. Kibarca şarabı iki kadehe döküp Bey’e ikram ettim. Hayırdır dedi doğal olarak. Öyle dedim. Başka şeyler de ekledim ardından.

Jean-Louis ve Sylvie çiftine dair aklımda kalan en güzel tabir arkadaşlarının onlara ‘bejler’ demesi oldu (ikisi de sürekli bej tonlarında giyinirlermiş). Birbirinden farklı, birbirini tamamlayan bir çiftin görsel anlamda bütünlenmesini hissettim. Bey’le kendimi gördüm birden. Bir yere giderken birbirimize bakmadan hazırlanıp pişti gibi aynı renklerde giyinip çıktığımızı. Üzümler birbirine baktıkça kararıyor mı yıllar ilerledikçe? Bizim rengimiz ne söylesenize.

Fournier’nin girişiyle noktayı koyuyorum. Yazarı ve eserlerini tekrar ziyarete söz veriyorum. Öncesindeyse Sylvie’nin başucu kitaplarına doğru şöyle bir uzanayım derken sanki içime doğmuş gibi en son kitabevi ziyaretimde (Sylvie’ninkiler olmasa da) aynı iki yazardan başka kitaplar aldığımı farkedip mutlu oluyorum. Belki de içten içe Sylvie olmak istiyorum.

Artık dulum. 12 Kasım günü Sylvie öldü. Çok üzücü. Bu sene, indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz.

Kitaplar

3 Replies to “Dul”

  1. Temel Parçacıklar’ı güç bela bitirebilmiştim. Uyarı senin için öyle olmaz. Tadından yenmez bir yazı olmuş, eline sağlık…

    Beğen

  2. Teşekkürler, böyle bir zamanda moral oldu..Hatırladım senin yazını şimdi. Sanırım senin hissiyatın gibi yorumlar yüzünden de tetiklenmiştim. Harita ve Topraklar sonrası listemde vardı. Bakalım nasıl gidecek. Hemen elime alacağım romanlardan değil. Bu ara o kadar çok okunacak şey aldım ki bu yazıdaki gibi sezgisel gideceğim biraz. Sevgiler..

    Beğen

  3. Geri bildirim: Ümit « MINDMILLS

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s