Boğa’daki Yeniay, Güneş Tutulması ve Değerler

Bir kitap okudum, iki kıta, bir okyanus ötesinden. Ne olduğu şimdilik konumuz değil. Zamanı var. Önemli olan geçmişe yaptırdığı yolculuk. Çocukluğa, ergenliğe, anne baba ilişkisine, kardeşliğe, sevgililiğe, yaşanan döneme, dünyaya, değerlere dair dedikleri.

Geçmişe özlem duyan, nostaljiden hoşlanan, eskilerden beslenen biri değilim pek. Ya da özellikle. Yine de okuduğum, yaşadığım, yazdığım her temada geçmişten kırıntılar keşfediyor, temel yapıtaşlarına farketmeden dalıyorum. Basit ve derin, sıradan ve kökten.

Bu sabah, 29 Nisan 2014 Salı günü 09.15’te Boğa burcunda Yeniay oluştu ve senenin ilk Güneş Tutulması yaşandı. Dedim demesine de astroloji analizi yapmayacağım, zira aramıza uzun bir yol girdi. Seyahatteyim. Boğa’nın tempoyu düşüren, basit ve sade hayatta kendini bulan, temkinli ve aceleden uzak tavrıyla doğada, deniz kenarındayım. Şükran doluyum.

Sen misin diyen?

Sabah Yeniay’a dakikalar kala uyandım. Hatta güneş gözümün içine doğmuştu da savuşturmak için birkaç saat direnmiştim. Pes edip gözümü açtığımda saat 08.50’yi gösteriyordu. Hemen hatırladım. Hem görmekte olduğum rüyanın detaylarını hem de Yeniay ve Güneş Tutulması’nı. Dileğim ya da özellikle bir beklentim yoktu, ama rüyam yine geçmişten bilincime mesajlar taşıyordu. Birtakım unutamadığım yüzler, anılar..

Her tutulma 19 senede bir aynı zaman, burç ve derecede kendini tekrar eder, aynı temaları gündeminize getirir. 19 sene sonraki fark bizim artık o noktada olmamamızdır. Ya da hala orda mıyızdır? Belki de bunu görmek gerekir.

Güneş Tutulması bir dönemin bittiğine ve yeni bir dönemin başladığına işaret eder ve dış dünyada bir olaysallık olması beklenir. Artık kişinin haritasında o burç ve derece hangi alana düşüyor, ne gibi konuları tetikliyorsa.

Rüyamda gördüğüm geçmişe dair yüzlerin, konuşmaların anlamını çözmeye çalışır, bilinçaltımın bana oynadığı oyunlara içten içe gülerken küt diye bir arkadaşımdan Yeniay ve tutulmaya dair bir mesaj ve soru geldi. Yeniay doğmuştu, tutulma gerçekleşmekteydi. Belki de gündemim tam da buydu. Bir Boğa gibi başlatılan süreci devam ettirmek, sakin ve emin, istikrarı sürdürmek.

Analiz yazısı kurgulamadım, yazamadım, ama sabah kısa bir beyin jimnastiği yapıp astrolojik destek attım. Arkadan başka bir arkadaşımdan güne dair elimden çıkmış herhangi bir yazımı göremediğini ileten başka bir mesaj aldım. Etti iki.

Evet, artık yazmalı, araya giren ataletten silkinip davranmalı, ama neyi?

19 sene önce ben üniversite üçüncü sınıftaydım. Benzer tutulmanın akabindeki yaz tam zamanlı işte çalışmaya başlamıştım. O işe öyle tutunup sarıldım ki okul yeniden başladığında da bırakmadım çünkü artık para kazanmaktaydım. Bu bırakmama halinde, paranın getirdiği değerlerle kendini ifade etmede haritamdaki (ve o zamanki tutulmanın vurguladığı) Boğa’nın etkisini yadsıyamam. Eş zamanlı okulu da sürdürdüm, ama son seneye geçmemle tam zamanlı iş birbirini götürür bir hal aldı ve okul inişe geçmeye başladı. İkisine birden sahip olamaz mıydım? Temellere dönmem gerektiğinde nereye bakmalıydım? Okula, eğitime, yüksek akla. Öncelik ordaydı ve beni sahip olmam gereken gerçek değerlere -diploma ve yüksek öğrenim- sahip çıkma zamanımdı. Değerlere sahip çıkmak, ‘benim’ demek Boğa’nın alanları. O zaman bilmiyordum, ama tutulma tam da yüksek öğrenim alanımdaydı. Ben de bilmeden -sezgisel bilişle belki de- tam da bunu yaptım. Sonra dönmek üzere işi bırakıp okula tam zamanlı döndüm. Eğitimimi tamamladım, diplomamı aldım, yazın işe kaldığım yerden yeniden başladım.

Taa o zamanın bu nostaljik imgesi bugüne dair bana ne verdi derseniz, şimdiki yüksek öğrenimim, hayat felsefem astrolojiyse eğer, bu konudaki çalışmalarıma devam etmem, sahip çıkmam gerektiğine dair ipuçları. Uyandığım saat, tutulma anındaki mesaj ve gün içindeki sorular, almak isteyen için yeterince teşvik edici nitelikteydi. İşte şimdi burdayım. Seyahat bloglamalarında yaptığım gibi cep telefonumdan birşeyler karalamaktayım.

Başta ne demiştim? Bir kitap okudum, başka diyarlara gittim, sonra yine kendime dönüp geçmişimi ve bugünümü buldum. Bana verilen, öğretilen değerleri ve kendi başıma sahip çıktığım değer sistemini. Çocukluktan bugüne, aileden kardeşe, sevgiliden arkadaşa, sahip olduğum tüm değerlere beynimde yanıp sönen çakarlar gibi sıralı sırasız göz attım. Tutulmanın ve Yeniay’ın yöneticisi Venüs Balık’ta yücelirken sahip olabileceğim en yüce değerin belki de bu olduğuna kanaat getirdim. Vermeye devam etmek.

Görüyorsunuz. 19 sene öncesinden bugüne tema aynı. Değerlere sahip çıkmak, devam etmek, sabırla, sebatla istikrarı sürdürmek, ama bendeki değer tanımı dağlar kadar farklı. Tırmanılacak dağlarımız Satürn olup karşımıza dönüştürücü Akrep’te çıkarken böylesi bir değişim anormal mi?

Bugünlük bu kadar. Analiz olmadı, ama okuyana dokunabilecek kişisel bir analoji oldu umarım. Burdan hareketle okuduğum kitaptan bir alıntıyla bitiriyorum.

‘Okumak yüzünü kapamaktır. Yazmaksa yüzünü göstermek.’
Alejandro Zambra

Palamutbükü’nden hepinize sevgiler..

20140430-014701.jpg

20140430-014721.jpg

20140430-014742.jpg

20140430-014806.jpg

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s