Sevgi nasıl bir kavramdır? Nötr mü? Olumlu mu? Olumsuz tarafı var mı? Herkesin sevgi anlayışı kendine has ve eşsizken, tüm bu kişisel yorumların üstünde anlamı tam olarak ne barındırır?

Dün romanlar, kitaplar, felsefe, din, sanat, resim, astroloji, mitoloji üstüne bol tartışmalı, çok konuşmalı, zevkten dört köşe olmalı bir arkadaş toplantısında insanın hayatta tutunduğu, ihtiyaç duyduğu bazı kavramlar üstüne konuşurken kendimizi sevgi üstüne farklı görüşleri savunur, bakış açımız doğrultusunda savlar üretir, örneklemeler verir bulduk. Mars Terazi’de iyi anlamda çalıştıkça çalıştı, susmadı, iradesini ortaya koydurdu bize. Kavga etmeden, ilişkiyi koparmadan, tartışarak, ilişkide mücadeleyi göstererek, gerektiğinde ayağa kalkıp fizikselleşerek, yeri geldiğinde yerine mıhlanıp kıpırdamadan, sözü sakınmadan, sürekli devam ederek. Herkesin Mars’ı kendi ekseninden çarpıştı tabii. Öyle bir noktaya geldik ki karşılıklı olarak bir ikna sürecine girip iki tarafın da birbirini ikna edemeyeceği, ancak kulak kabartıp dinleyebileceği ve inandığı şekilde yoluna devam edebileceği bir noktada bıraktık.

O noktayı koymak beni kesmedi. Taraflar üstü AYM’ye başvurur gibi Türkçe sözlüğe dönüp bakma ihtiyacı hissettim.

sevgi

a. İnsanı birşeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.

  1. Genel. Hoşa giden birşeye eğilim; tutkuya dek varabilen bir ruh durumu; birşeye veya bir kimseye karşı duyulan sevme duygusu.

  2. Felsefe. Eski Yunan felsefesinde sevgi evrende birleştirici ilkedir.

Tanım dediğin şeyin olumlu yada olumsuz olması söz konusu değil sanırım, ama ona yüklediğimiz duygular herşeyi değiştirebilir. Hah işte, tam da bu. Duygular ve düşünceler, sezgiler ve kavramların karmaşası oluyor belki de. Düşünceler üstünden bir duygu durumunu anlatmak, aktarmak iki zıt değeri birbiriyle eş düzleme getirmeye çalışmak gibi. Belki de o yüzden namümkün.

Sevginin önüne bir tanımlayıcı isim veya sıfat geldiğinde, işte orda anlam değişiyor ve olumlu/olumsuz diyebileceğimiz yüklemeler giriyor işin içine. İnsan sevgisi, Allah sevgisi, tutkulu sevgi, bağışlayıcı sevgi, zalim sevgi, yalan sevgi.

Örneğin vefatının üstüne bir elveda ve selamlama gibi bu hafta okuduğum Gabriel Garcia Marquez’in Aşk ve Öbür Cinler’inde * anne baba sevgisi olmadan büyüyen oniki yaşındaki Sierva Maria’yı kuduz bir köpek ayağından ısırınca, zamanın dini anlamda katı kurallı, piskoposların, başrahibelerin hüküm sürdüğü İspanyol anakarası ve denizaşırı topraklarında, babası Marki Ygnacio manastıra, sürgüne yolluyor kızını. Çünkü kızını öyle seviyor, kendini bilmez bir merhametle yaklaşıyor ki..Evet kendini bilmez bir sevgi ve merhametle. İşte, sevginin önüne bir tanımla anlam bambaşka bir yere gidiverdi. Bir baba nasıl kızını sever ve onu öleceğini, işkence göreceğini, şeytan muamelesi yapılacağını, hiçbir iyileştirici, tedavi edici yöntemin uygulanmayacağını bilerek bir sistemin ellerine isteyerek teslim eder? Hele onu kaybederse nefes alamayacak derecede seviyorsa? Bu nasıl bir sevgi? Sevgi mi?

Aşk ve Öbür Cinler

Yukarıdaki felsefe tanımı sevginin birleştirici ilkesinin altını çiziyor. Birleştirmek eşittir objektifliği kaybetmek, sübjektifliğe girmek, sezgisel anlayışa geçmek, mantığı bırakıp hisler alanına adım atmak, başka bir anlam dünyasında varolmak. Mantıkla, ilimle, bilimle açıklanabilecek bir alan değil. Belki de o yüzden kavramsallığa ters. Peki. Sevginin köreltici, göz boyayan, insanın üstüne sis gibi çöken, teslimiyetçi, kabullenici, tevekkül getiren -bütün bunların içinde hem olumlu hem olumsuz nitelendirilebilecek taraflar olduğunu öngören- bir yanı yok mu? Hele sevgiden aşk kavramına dönersek?

Aşk ve Öbür Cinler’de kuduz köpek tarafından ısırılınca cin çarpmış, şeytan tarafından ruhu ele geçirilmiş muamelesi gören Sierva Maria’yı içindeki cinleri kovmak üzere kapatıldığı manastırdaki hücresinde ziyaret eden egzorsist peder Cayetano Delaura bu ayaklarına kadar uzun, bakır tellerden canlı kıpkızıl saçlı çocuk kıza sevgi ve aşk beslemeye başlayınca hissettiği işte tam da bu. Aklının düşüncelerle dolduğu, kalbinin her attığını hissettiği anda onunla olmak, yanında solumak. Sevgi, aşk eşittir birleşmek. Bireysel, özgür ve ayrı kalmak isteyen için belki bu tercih edilesi bir durum değil. Öyleyse sevgi onun için iyi birşey değil mi? Yoksa sevginin karşıtı birtakım hisleri korku, endişe, öfke bunun önünde engel mi?

Sevgi, aşk ve diğerleri üstüne masalsı, mitolojik, hatta astrolojik ilhamlar veren Marquez’in Aşk ve Öbür Cinler’i işte bu kavramları düşündürüyor bana. Çocuk Bayramı kutlanan şu gündeyse her çocuğun koşulsuz sevgiyi (kavramlar üstü, sözlük tanımlı bir sevgi değil; kanlı canlı, karşılık beklemeden, kural koymadan, aktığı gibi, geldiği şekilde, çekinmeden, sakınmadan, gani gani verilen, bitmeyen sevgiyi) hakettiğini, sevginin alarak değil, vererek başladığını, kalbimize ulaştığını düşünüyorum. Burada kişisel tanımlar üstü kavramdan, tam da kişisel, sübjektif, sezgisel, inançsal taraftan sevgi tanımını yapıyorum. Bizim evde sevginin her şeklini vermekten çekinmediğimiz tüylü oğlum ve ziyaretçimiz tüylü yeğenimle çocukların, çocukluların, ruhu çocuk gibi yaratıcı olanların koşulsuz sevgiyle bayramını kutluyorum.

Coffee Gandalf Ali

Kitaptan bir alıntıyla bitirmek istiyorum.

‘Düşünceler kimsenin değildir’.

Ya duygular?

İşte onlar kişinindir.

* 1994’te yazılan Gabriel Garcia Marquez imzalı Aşk ve Öbür Cinler şu günlerde okuduğum en ilham verici, kavramlar ve duygular üstüne sorgulatıcı, aydınlatıcı eser oldu. Bu kısa, mini romandan çıkıp yukarıda yazdığım noktalarda dolandım. İlgilenen için ta 1995’te NY Times’da yazılmış güzel bir analizini buldum, burdan okuyabilirsiniz. Mitoloji, astroloji, tarih seven, masalsı bir dokusu, güçlü tasvirleri olan kısa romanları tercih edenlere tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s