Hastane nöbetindeyim bu gece. Karşısında açık diziye bakarken bir uyuklayıp bir uyanan hastanın yamacında, açılır kapanır koltuğun üstündeyim. Yanımda iki kitap, bir telefon. Bir okuyor, bir yazıyorum. Aslında ikisini de pek beceremiyorum. Arkadaki diziyi de oyuncuları da bilmiyor, merak da etmiyorum. Yine de önüme konsantre olamıyorum. Bu adam konuşmayı beceremiyor mu? Bu kız aynı ifadeden vazgeçemiyor mu? Ya bu müzik? Bu müzik 5 dakika çalmadan bu sahne bitmiyor mu? Evet, kesinlikle konsantre olamıyorum.

Tabii sebebi dizi değil. Yanda yatan annem. Geçen haftanın koşuşturmalı sağlık durumu, ilacı, iğnesi, MR’ı, doktoru derken bir hafta içinde her şey olup bitti. Şok eden bir hareket, sürpriz bir ameliyat! Yeniay’da dinamik bir tohumdan bahsetmişken Uranüs küt diye sürprizi çaktı hemen ertesinde. Şükür, her şey yolunda. Daha ne oluyor ne bitiyor, ciddi mi değil mi derken şipşak oldu bitti hepsi. Uranüs işte böyle hareket ediyor, ne bekliyor ne bekletiyor. Ani ve beklenmedik bir şekilde çarpıp aydınlatıveriyor.

Hastanelerde kalmışlığım çok, ama refakatçilik ilk. Hasta olmak mı zor refakatçi olmak mı diye sorulsa hastasına bağlı derim. Öncelik bittabi hastada, ama hastanın kolay ya da zor olmasından bağımsız ben biraz dediğim dedik çaldığım düdük bir refakatçiyim galiba. Öyle dönme, kendin kalkma, öteye uzanma, beni çağır, napıyorsun, niye laf dinlemiyorsun vs vs. Halbuki biraz yumuşaklık lazım değil mi? Hasta ameliyat olmuş, narkoz almış, belli ki ağrısı oluyor, öte yandan -farkında olarak ya da olmayarak- sürekli bir kendini deniyor. Kalkabilir miyim? Dönebilir miyim? Uzanabilir miyim? E nasıl olsa yapacağım bunları! Haklısın da acele etmeden. Koç dönemine girdik ya. Uranüs de var temada. Sabırsızlık, ataklık, hareket dur durak bilmiyor lafla veya ameliyatla.

Bugün ziyaretçinin bol olduğu bir gündü. Odada kalabalıkça olduğumuz bir ara annem ziyaretçilere doğru hafif dönük yatıyordu. Baktım başından yukarı doğru uzanmış, elinde telefon kadraj alıyor. Kardeşim görmüş ilk, filmde de çıkmış, sen napıyorsun diyor gülerek, müdahale etmiyor. Annem yatakta dönmeye devam ederek cevap veriyor ‘film çekiyorum’. Ben de telefondayım o sırada, sesim geliyor kameranın dışından. ‘Ya öyle dönmeyeceksin ama’. Annem ‘sohbetleri çekiyorum’. Ben ‘sohbetleri çek, ama dönme’. Kardeşim bana ‘azarın çıktı filmde’. Ben kardeşime ‘e ama baksana’. Annem kamerayı bana tutuyor, elimi kaldırıp selam veriyorum kameraya ‘merhaba, ben azarcı’. Sonra da dönüp telefondakine gülerek şikayet ediyorum böyle böyle yapıyor diye. Kızıyorum içten içe.

Nedir bu davranıştaki sert bekçiliğin sebebi? Bilinçdışının otomatik tepkisi mi? Görev bilinci mi? Bilmişlik mi? Gölgelerin gücü adına, güç bende artık anne, hehe sıkıyorsa kızını dinleme mi?

Hani iki yazı önce bu orta yaşların beni mahvettiğinden, hem kendi hem de ebeveynlerimin yaş dönümünün etkilerinden bahsetmiştim. Yazıyı şu an linkleyemiyorum, cepten iki parmak anca karalıyorum, af buyrun. O etkinin devamında, çocuk, ebeveyninin ebeveyni olmayı bekler mi, ister mi diye sorguluyorum şimdi. Bunu her türlü yorumlayabiliriz. Yukarıda bahsettiğim gibi güç dengesinin yer değiştirdiği, çocuğun seneler senesi ebeveynlerine bağımlı yaşarken onlardan bağımsızlaşıp daha sonra ebeveynin çocuğa bağımlı hale geldiği, o zaman anne-baba çocuğu korur, kollar, kurtarırken şimdi koruma, kollama, kurtarma sırasının çocuğa geçtiği bir zaman olabilir mi? Aslında sorum tam da şu: her çocuk kendi anne-babasını kurtarmak ister mi?

Belki de benim nispeten sertliğim, kuralcılığım, dıtdıt-bıtbıtcılığım işte bu yüzden. Kaybetmemek, kurban durumuna düşmemek, kurtarıcıya soyunarak bunu telafi etmeye çalışmaktan.

Astrolojide kurban-kurtarıcı tipi ilişki kurma biçimine değiniriz. İdealize edilen, yüceltilen, eşit olmayan bir ilişki modelidir bu. Bazen kendimizi idealize ederiz, karşımıza kurtarılıcak ötekileri seçeriz, kolları sıvar kurtarmaya yelteniriz. Bazense karşımızdakini idealize eder, kendimiz kurtarılmayı bekler, kurban durumuna düşeriz. Her türlü ilişkide kendini ifade edebilir bu yapı – aşkta, evlilikte, işte, ortaklıkta, aile içi ilişkilerde, arkadaşlıkta. Benim aileme, anneme, babama bakışımda bu modelin ipuçları var çok girmek istemesem de. Bu sınırlar, kurallar da bunun maskesi belki de.

Daha önce babama ve kardeşime dair yazdım. En son anneannemi kaleme aldım. Annem için yazmaya henüz hazır değilim, ama çokça üstünde düşünmekteyim. Kendisi yanımda -sonunda- uykuya dalmış, nefesi derinleşmişken refakatçi pozisyonundaki bense günün yorgunluğunun aksine gözüm açık, zihnim berrak nöbetteyim.

Ben bu gece refakatçiyim. İdealize edilen ilişkilerden girip üstüne bunu da ekledim ya, gerisi zamanı gelince inşallah derim. Gece kuşlarınıysa benimle nöbete beklerim.

6 thoughts

  1. Dediğin doğru; bana da babamın “refakatçisiyken”, hastanede de, evde de, aynı şey olmuştu. Emir bile verebiliyorsun, senden 40 yaş büyük adama… Ama aynı şey abim kaza geçirip yoğun bakımlık olduğunda da olmuştu. Hatta bana şoktayken “Kurtar beni Ayşe” diye sayıkladığını hatırlarım.. Annemi, babamı teselli etmek bana düşmüş, herkes şaşırmıştı benim sakinliğime (!) Serde akreplik mi var demeli ne demeli hocam?
    Annene acil şifalar… Öpüyorum sizi

    Beğen

  2. Teşekkürler Ayşecim. Sana da geçmiş olsun. Şifa, iyileş(tir)me dedin mi su elementi. Akrep, Yengeç, Balık hepsinden gelebilir. Öperim.

    Beğen

  3. yazdıkların çok doğru. buna bir ek, insan anne ve babasını bu kadar aciz, çaresiz ve muhtaç görmeye dayanamıyor ve aslında üzüntüsünü bir isyan şeklinde yansıtıyor. bu da öfke ve azarlamayla kendini ortaya çıkartıyor. farkında olunca biraz daha sakinleşebiliyorsun ama tamamen yok olacağını sanmam….
    annene tekrardan çok çok geçmiş olsun…

    Beğen

  4. Teşekkürler şekerim.
    Bugün biri benzer bir yorum yaptı. Annesinin yaşının ilerlemesine ve anlatılanları daha yavaş kavramasına sinirlendiğini, aslında yapacak birşeyin olmadığını bildiğini, ama durumu kabullenemediği için elinde olmadan sinirlenerek tepki verdiğini söyledi. Zor..

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s