Anne-babalar çocuklarına kaç yaşına kadar bakarlar? Çocuklar anne-babalarına bakmayı ne zaman devralırlar?

Bunun bir başlangıç ya da bitiş noktası yok sanırım. Hem o kadar değişken var ki.. Bireysel olarak yaşanan hayat, sağlık, genetik kod, kültürel yaşam, içine doğulan toplum, nesil, zaman..

Rahmetli anneannem merakları olan bir kadındı. Kendine, evine, çocuklarına, torunlarına bakar, adeta zanaat yapardı. Ben ilk torunuydum, o da 49’larında genç bir kadın. Ama anneanneydi. Benim için yaşı hep 58’di. Neden yaşını o zaman diliminde dondurdum, emin değilim. Kendisi de bir yaştan sonra şakaya bağlayıp ‘a-aaa, 58 şekerim, 58’ der gülerdi. Bilirdim ki o yaşlar artık gerideydi.

Anneannem vefat ettiğinde 76 yaşındaydı. O zamanki hissiyatımla rakamsal olarak 76 ileri bir safhaydı, ama onun merakları, canlılığı, diriliği, maharetleri, el becerileri, kızları, damatları, torunları, ailesi ve dolu dolu yaşamıyla çok, ama çok zamansızdı. Gençlik ve dirilik, hastalık ve bünyenin hassasiyetiyle birlikte inişe geçti. Bir Pazar günü anneanniş aramızdan öylece ayrılıverdi. Şimdi düşününce ne kadar gençti, ne kadar genç..

Bu sene 40 yaşına girmemin verdiği ağırlığı sanki 50 yaşına girmişim gibi bir hüzün ve ağırlıkla karşılarken bilinçaltının başka uzantıları da aralardan göz kırpmaktaydı. Ailedeki en büyükler teker teker bu hayattan çekip gitmişlerdi. Ne anneanne, ne babaanne vardı. Hele dedeler, ya doğumdan hemen önce ya da kısa süre sonra. Aile büyükleri artık bizzat kendi anne-babamız, teyzemiz, eniştemiz, amcamız olmuşlardı. Tahta onlar oturmuşlardı. Bu taht onları ne kadar taşıyacaktı? Ailenin genetik koduyla alakalı mıydı? Sürdükleri hayatın etkisi artı hanelerine mi yazmaktaydı? Yaşadıkları dönem, ilerleyen tıp, uzayan yaşam süreleri şanslarını katlamış mıydı? Biz çocukları, yeğenleri, torunlarının ebeveynleri hayatlarına hayat katabilmiş miydik? Sadece kendimiz olarak, çocukları olmayı sürdürerek yetebilmiş miydik, yetmekte miydik, bunu sürdürebilir miydik?

Babam iki hafta evvel 70 yaşını doldurdu. Bana gülerek dedi ki artık birtakım ücretleri, harçları indirimli olarak kullanabiliyorum, biliyor musun? Hah dedim, resmi olarak ihtiyar kategorisinde ilan edildin, hayırlı olsun. Memnuniyetle söyledi bunu babam. O mutlu olduğu için ben de mutlu oldum. İçten içe biraz buruldum. Anneminse daha bir senesi var sınıf atlamaya, ama onun da eli kulağında. 65 üstü birtakım kültürel indirimlerden yararlanıyor ne zamandır aslında, ama arada psikolojik bir viraj var alınacak bir sene sonra.

Sanırım kendi 40 yaş dönümümle bizimkilerin 70 yaş dönümü bende benzer bir çarkı tetikledi. 40’larıma geldiğimi farketmez, hissetmez, kendime itiraf edemezken anne-babamın da 70’lerine merdiven dayadığını, hatta yavaş yavaş o merdiveni usulca tırmandığını bilemedim. Anneannemin 58’inde yaşını dondurduğu gibi ben de anne-baba-çocuk ilişkisinin yaşını, üstüne anne-babamın gerçek zamanlarını dondurup dipfrize atıvermişim.

Ne zaman dondurulmuş yaşlar dipfrizden çıktı da buzlar su olup akıverdi? 

Geçen haftasonu sağlık konusu baş gösterince. 

Evli barklı iki kardeş kocalarımızı arkada bırakıp ana evine koştuk. Eski günlerdeki gibi birlikte kaldık. Hem yeniden çocuk olduk hem yetişkin, ebeveyn. Belki bilmeden şükrettik tüm olanlara, belki farketmeden düğümledik gevşeyen bazı uçları peşi sıra.

Annem dedi ki blogunda oldukça duygusal yazıyorsun. 

Belki. 

Beni bu yaşlar mahvetti. 

Eş zamanlı süreklilik halinde şükranı getirdi.

Sağlık bizimle oldukça her şey geçer gider. 

Anneanniş, seni bugünlerde çok andım. Bu yazıyla sana hürmetler..

Adalar

9 thoughts

  1. yaş durumu “yaş” hakikaten, beni de kurcalıyor. babamı 70’inde kaybettim, annem şimdi 78 yaşında. dayılar, dedeler, babaanneler hepsi gitti.. bir kuzenler kaldı yadigar. onların da yaşı maalesef büyük, benden 20-30 yaş kadar.. bazen diyorum, biz genç olmakla çok da şanslı değiliz, “uğurlayan” tarafız çünkü. ama sonra yeğenlere bakıyorum, çocukları olanlar da çocuklarına bakıp aynı şeyi terennüm ediyordur eminim: hayata devam, gelecek hep beraber…

    Beğen

  2. Bu sene 59’unu bitirecek ve aile büyüğü olmaya aday birisi olarak “önümde kimse kalmadı” derken biraz hayrete düşüyorsam da aslolan yaşamak, ama iyi yaşamak, mutlu hissederek yaşamak, paylaşarak yaşamak diyorum. Yazını çok sevdim Nesliciğim..

    Beğen

  3. Neslihan’cim beni de duygulandirdin. Evet hayatın sürekliliği içinde snneler yaşlanıyor biz büyüyoruz. Artık büyüklerimiz daha kiymetli. Onlari daha çok sahipleniyoruz. Anneciğine tekrar geçmiş olsun diyorum. Daha nice sağlıklı yillariniz olacak. .

    Beğen

  4. Hepinize içten ve dokunan yorumlarınız için teşekkür ederim. Gündemle kendi gerçekliğimizden o kadar çabuk koparılıyor ve başka taraflara sürüklenmeye mecbur bırakılıyoruz ki şu değerli yorumlarınızı ağız tadıyla okuyup teker teker cevap yazamadım. Sağolun. Neslihan

    Beğen

  5. Neslihan’cim.. yastan midir, yildizlardan mi bilmiyorum, benzer duygu ve duygusalliklardayim.. huzunlu ama ne guzel bir yazi olmus. Sevgiler!

    Beğen

  6. Hepsi Edacım hepsi. Bu yaşlarda bunları sorgulamaya, hatırlamaya başlıyoruz. Gezegenler de bizi destekliyor. Teşekkürler..

    Beğen

  7. Çok duygulandim. Yaşlılık /yaşlılara dair özel bir hassasiyetim var. Sağlıkla nice yıllar beraber olalım sevdiklerimizle

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s