Balık’taki Yeniay, Bünyeye Yansımalar

Çok detaylı rüyalar gördüm bu sabaha karşı. Zaman, mekan, insan mefhumu birbirine karışmış, kafa bir o kadar dağılmış, duygular coşmuş, beden uyuşmuş.

Çocukluğumun evine dönmüşüm. Evde bir dolu misafir. Ben çocuk değilim, ev sahibiyim, ama ev çocukluğumun evi. Duvar kağıdı, kadife kuş tüyü koltukları, yuvarlak yemek masası. Sıkıntı aldığımda hep o eve dönerim rüyalarımda.

Evde misafir var olmasına, ama bize sığınmış bir arkadaşımız var çocuklarıyla. Merak ediyoruz onu, ama cesaret edip içeri gidemiyoruz, soramıyoruz iyi mi değil mi diye. Sonra kapı çalıyor, eşi ve başka yaşlı bir adam geliyor. O yaşlı adamın suretini gerçekte tanıyorum, ama bu arkadaşlarımızla alakası yok. Alakası şu. Gerçek hayatta kendisi oldukça asabi, sinirli, bir nevi deli. O ailenin delisi oymuş meğer. Karısını almaya gelen koca ve deli amca kapıdalar, içeride inzivadaki arkadaşımızı çağırıyorlar. Çıkıyor karanlık odasından çocuklarıyla. Misafirler anlıyor, ayaklanıyor, biz gidelim diyorlar. Herkes bir toparlanma derdine giriyor. Antrede bir sıkışıklık. Apartmanın kapısı ardına kadar açık. Ses, gürültü. Bu arada sabahın üçü. Utanıyorum sabahın köründeki bu patırtıdan. Yapacak birşey yok. Geçirmeye uğraşıyorum.

Cut.

Bir anda evde kendimi yalnız buluyorum. Anlıyorum ki herkes gitmiş. Benim Bey de bana bir mesaj bırakmış. ‘Yolun karşısına gidiyoruz. Çık, gel’.

Fırlayıp çıkıyorum. Üstümde bir kazak, bir omuz çantası. Yağmur yağıyor. Islanıyorum. Hiç hoşlanmıyorum bu tedbirsizliğimden.

Cut.

Caddeye varınca bana bu kalabalık, erkeklerle dolu pazar yeri tanıdık geliyor. Darüsselam’dayım. Bir ana cadde var geçmem gereken ki bizimkilere ulaşabileyim. Tek kadın benim. Etrafımda Türk, Afrikalı, karışık bir sürü adam. Adam adam adam. Hepsi üstüme geliyorlar sanki ve beni sıkıştırıyorlar. Taciz yok, çantamı çalmak istiyorlar. Bağırıyorum cüzdanımı çalıyorlar diye. Biri gelip şu elimdeki mi, buldum, buldum buyrun diyor, pis pis gülüyor verirken. Biliyorum ki o çaldı cüzdanımı çantamın içinden.

İki kere çalınan cüzdanımı bulup sahip çıkıyorum, ama kendime çok kızıyorum niye çantayla çıktın, niye bu pazarın içinden tek başına geçiyorsun, niye arkada kaldın, diğerleriyle olmadın diye.

En son hatırladığım koltuk altımdan birilerinin bana gizlice iğne yapıp beni uyuşturduğu ve çantamın çalınmasına engel olamamam. İğneyi farkettiğimde yere yığılmadan evvel bir gazete bayisine dayanıp bana iğne yapıyorlar, bayıltıyorlar, çantamı çalıyorlar, yardım edin, yardım edin diye sesleniyorum, ama nafile. O gazete bayisi de iğneleyip çalan hırsızlardan.

Son.

Bu uzun mu uzun, detaylı mı detaylı rüyamın içinde hem yakın çevreme hem de gündeme dair o kadar çok mesaj var ki. İnsan gerçekten hayret ediyor…

Bu sabah, 1 Mart 2014 saat 10.00’da Balık’ta Yeniay vardı. Benim rüyalar yine dallanıp budaklandı. Bilinçdışının yöneticisi Ay adeta Hollywood’u getirip hayal dünyama konuşlandırdı. Balık’ın yöneticisi Neptün’ün Yeniay’la yakın derecede oluşunun, ayrıca bir gün ve gece evvel bizzat Neptünyen unsurları bünyeye zerk etmiş olmanın da etkisi büyük.

Dün sabahtan uzun bir yoga dersim vardı. Üç saat sürdü. Akışlar, yang ve yin çalışmalar üstüne nefese odaklandığımız meditasyon kısmı Neptün’le ilk temasımdı. Bırakışa odaklandığım, geleni olduğu gibi içime aldığım mistik tarafı.

Akşam yemek programımız vardı. Yeni açılan bir meze barda kendimizi değişik tatlara verirken doğal olarak yanına eşlik edecek rakılar rakısının bir karafını devirdik. Felekten bir gece çalmanın etkisiyle başka bir bara daha uğrayıp dışarda bir kadeh daha içtik. İçki eldeyken, Şubat sonu için güzel bir havada dışarda durma özgürlüğüyle yaktık bir iki sigara. Neptün’le ikinci temas. Alkol ve sigarayla uyuşma, çözülme safhası.

Ve grande finale. Caz kulübünde canlı konser. Programların esas çıkış noktası buydu. Ta doğum günümde gitmek isteyip denk getiremediğim billur sesli eski bir dostumun beşlisinin performansı. İşte Neptün’ün yaratıcı yönü. Müzikle ruhu, hayalgücünü besleme, büyütme kısmı.

Sezgi Olgaç Quintet – Nardis

Böyle bir gün ve gecenin sonuna nakavt vaziyetteydim. Kendimi nasıl yatağa attığımı bilmiyorum. Sanırım sabah üçtü. Rüyamdaki saat bana bunu hatırlattı. Kaldığım yerden orda devam etmiştim.

Sabah dokuz civarı, o yorgunluğun üstüne ne yataktan çıkabilecek ne gözümü açabilecek bir haldeyken Coffee hareketlendi. Bir benim tarafında bir Bey’in tarafında, yatağın etrafında pır döndü. Bir iki bekle bakalım, yat, daha var dememize karşın anlaşıldı ki durum acil, mesaj veriyor. Eh, sen misin dün gece içip sabahın bir vakti yatmaya yeltenen?

Paşa paşa kalkarsın, gözler kapalı giyinirsin, takarsın boynuna tasmasını, gözün ayağın o olsun dilersin, vurursun kendini bayıra. Tek gözüm açık, diğeri kapalı bakıyorum acaba ishal mi, hastalandı mı diye. Yok. Her şey yolunda, ama sıkışmış, haklı. Uzun uzun, bir oraya bir buraya, bir çayıra bir çime döne dolaşa işini hallettikten sonra ters burguyla fırlayıp koşmaya başladı, ben de beklemeye. Ne oynayacak ne onunla yürüyüp koşacak haldeyim, hala gözlerim açılmadı. Çok uzatmadı Allahtan, yanıma geldi, kuyruk sallayıp kendini sevdirdi, teşekkür etti, tuttuk evin yolunu.

Döndüğümde tekrar soyunup pijamalarımı geçirdim, yatağa girdim. Saate baktım, Yeniay’a az kalmış. Uyuşmamış birkaç beyin hücremle düşündüm. Balık’taki Yeniay’la şefkat, teslimiyet, şifa kapıda. Bu sabahki şefkati Coffee gündeme getirdi, bana da ona teslim olmak düştü. Aklımda bunlar sızdım.

Uyanıp kalktığımda, kahvaltı masasının altında Coffee dönüp dolaşıp kuyruğum oldu. Sonunda benimle temas halinde kıvrılıp ayağımın üstüne yattı. Sabah teslim olduğum ihtiyaçlılık şefkatle bana geri döndü.

Balık’taki Yeniay’ın yansımaları dünden bugüne bende böyle vuku buldu. Peki ya siz, siz nasıl girdiniz Yeniay’a?

5 Replies to “Balık’taki Yeniay, Bünyeye Yansımalar”

  1. Rahmetli babamın sık gördüğü bir rüyanın versiyonuyla 3 Mart gecesi cebelleştim durdum. Aakkabinin teki ayagimdaydı ama digeri yoktu ve aslinda ben nerde oldugunu bilmeme ragmen bir türlü ulasamiyordum. Sonunda caresiz kucuk de olsa baska bir cifti giydim ve yürüdüm. .. öyle yani …

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s