Dün tam 40 yaşımı doldurdum.

40.

Garip.

Yazması da, telaffuzu da, rakamsal dizilişi de, psikolojisi de..

Hiçbir doğum günümde bu kadar heyecanlandığımı veya hüzünlendiğimi hatırlamıyorum. Evet, itiraf ediyorum, bir nevi buhran yaşıyorum. O aylar öncesinden planlamaya çalıştığım seyahat bunun ilk ipuçlarını vermişti. Bir yerlere kaçmak istiyordum sanki. Hiç gitmediğim, bilmediğim rotalara. O yüzden ne şehir ne doğa, ne medeniyet ne panorama, hiçbiri içimdeki boşluğu dolduramadı kafamda. Nereye kaçmak istiyordum acaba?

Büyümeyi sevdim ben. Olgunlaşmaya adım atmayı, sorumluluk almayı, kanatlanmayı, kendi ayaklarımın üstünde durmayı, yetmeyi, bilmeyi istedim, bekledim, hevesle karşıladım. İlerlediğim yaşların, senelerin ayırdında olarak bugüne kadar adım adım tırmandım hayat merdiveninde. Peki o zaman neden bu kadar sarsılıp afalladım birdenbire?

10 sene öncesini düşündüm. 30 yaşımı. Belki de ‘artık durum farklı’ dedirtecek ilk eşik buydu. Yine de benim için 30 yaşına girmek bu his etrafında gelişmemişti. Ben 30 yaşına girmeyi ve 30’lu yaşları sürmeyi sevdim, benimsedim, içselleştirdim. Kendimi bulduğum, ifade ettiğim, rahat hissettiğim, güvendiğim, ilerlediğim, gerçekleştirdiğim, değişime adım attığım, sorguladığım, sarsıldığım, dayandığım, ayakta kaldığım, kavga ettiğim, kabullendiğim, vazgeçtiğim, mücadele ettiğim, her şeyi bildiğim ve hiçbir şeyi bilmediğim bir on yıldı 30’lar. Ben sanki 30’lu yaşlar aralığında varolmak üzere doğmuştum. 30’lu yaşlarda olduğumu gururla söyledim, her fırsatta altını çizdim.

Ne zaman hafif bir burukluk hissi geldi çöktü? 35’te mi? Yoksa 37 miydi? Yok yok. 39’du. Geçen sene. Hafiften bir yumru geldi yerleşti göğsüme. Koskoca bir on senelik yaş diliminin sonuna gelip dayanmıştım. Hani sanki bir binanın katlarını çıkıyoruz, bu da bir katın son basamağı. Sonrası yepyeni bir katın ilki olacak ve daha tırmanacak koskoca bir kat başlayacak. Omuzlarda bir ağırlık. Kimbilir o basamaklar nereye çıkaracak, bir yere çıkaracak mı, o yer iyi bir yer olacak mı..Bilinmeyenin getirdiği endişe, karanlık. Onun yerine o 39’a ve geride kalan 10 yıla öyle bir sarılıp tutunma hali geldi ki, durumu hafifletmek için 40 yaş ifadesi daha zamanı gelmeden sürekli dilimdeydi. ’40 yaşına geldim, ama..’ deyip durdum. Hep o ‘ama’ kısmıyla..

Yeni yaş dönümüme bir hafta on gün kala şimdiye kadar hep ileriye akan zamana iyiye bir işarettense geri dönüşü olmayan bir yol olarak baktığımı farkettim. Eyvah! Bu filmin geri sarma tuşu yok. Molası ve durdur seçeneği de. Hep ileri oynatma modunda. Durmadan, istikrarla, ısrarla.

İşte bu ileriye akış, geri dönüşü olmayan yol bakışı gerçekten ürküttü beni. İlerlemeyi, devam etmeyi, ‘geleceği’ seven, arzulayan, onun peşinde koşan ben, birden durup zamanı geri sarmak istedim. Ya da zamanın akışını dondurmak. Yaşlanmak fikriyle ilk defa karşı karşıya kalmıştım. 40 yaş eşittir yaşlılık anlamında değil. Artık bu yolda yaşlanmak tüm gerçekliğiyle var, 40 yaşla buna hazırlanmaya doğru adım attım manasında. Ha tabii, dünyevi koşullarda attım atmasına da psikolojik olarak bünye hala inkarda.

Gününden birkaç gün önce astrolog arkadaşlarımla, hemen öncesinde kız arkadaşlarımla keyifli ve sürprizli iki küçük kutlama yaptım. Gününde telefonlara, mesajlara, dileklere teker teker döndüm. Arayıp da bulamayanları geri aradım. Sanırım ilk defa bu sene mümkün olduğunca çok aranmak, ulaşılmak, hatırlanmak istedim, buna susadım. Yaşlanmakla yalnız kalma endişesi birbirini tetikledi, çevremi, çevrelendiğimi iliklerime kadar hissetmek istedim. Doğum günüm gelince Bey’i (ve küçük misafirimiz yeğenimizi) koluma takıp ailemin yanına sığındım. Annem, babam, kardeşim, anne-babamın arkadaşları. Sanki ana-baba evine sığınınca ister 40 ister 20 ister 60, hala çocuk halimle kalabilirdim. Yalan değil, yaş kaç olursa olsun ana-babamın yanında hala onların çocuğu değil miydim? Babamın arkadaşlarından biri hala 100 küsur yaşındaki annesinin telefondan bile işaret parmağının nasıl ona sallandığını ve ona ergen oğlan muamelesi çektiğini anlattı. Anne 100, kendi 70 yaşında, ama ana-oğul ilişkisi hala başlangıçtaki tatta. Bireylerin gelişiminden bağımsız, ebeveyn her zaman ebeveyn, çocuk her zaman çocuk.

Kafamdan bunları geçirip biraz alkol desteği biraz aile sohbeti bolca doğum günü tebriğiyle üstümdeki buhranı biraz atabildim. Sağlığıma, aileme, Bey’e, hayata ve yaşıma şükrettim. İçimdeki olumlu beni bulmaya çalıştım. İleriye dönüp bakan, yeniyi umutla karşılayan benliğimi. Önyargılarım, koşullanmalarım, vesveselerimden sıyrıldığımda sıkıcı, umutsuz karanlık bir odaya değil, tertemiz bir sayfa gibi önümde yazılmayı bekleyen yeni on yıla baktım, önce adım atmaktan çekindiğim o yeni basamağa, sonra geride kalan ve inşallah bir o kadar daha yılın temeli olacak kırk yıla.

40 yaşını doldurdum, bir gününü devirdim, ama ruhen hala arafta bir yerdeyim. Belki de bilinmeyen yepyeni yılların eşiğinde. Öyle ya, astrolojide 40 dediğin iki ara bir dere. 42 dedin miyse çalkalan gülüm habire. Geleceğin döngüsünde yaşayan bir Kova için ne ki iki sene öte?

40’lara yolculuk işte böyle içsel boyutlarda başladı. Bu hafta gerçek dünyada yapacağımız yolculukla katmanlanacak. Bu yaş sanki önümüzdeki on yılın kilometre taşı olacak.

Gitmeden veya yolculukta yazar mıyım bilmiyorum. Bildiğim, bir sonraki yazının gerçekten 40 yaşında bir kadının ağzından olacağı. Sağlıcakla..

10 thoughts

  1. fıstıkcım, her yaşımda hep çok mutlu oldum. beni yaşlardan ziyade takvim yılları etkilemiştir aslında. bunun da benim aldığım yaşla değil kovaladığım zamanla alakası olduğunu düşünmüşümdür hep. bu bir yana ama 40 lar nefis yaşlar. bir taşın diğer taşın üzerine inşaa olmaya devam ettiği, zenginleştiğin ve daha kararlı adımlar attığın yaşlar. hüzünden ziyade daha farklı bir iştahla içine daldığın… bence keyifne varacak ve çok seveceksin…. şimdiden afiyet olsun!

    Beğen

  2. Hayırlı olsuna geldim 🙂 Duygularınızı anlayabilmek için çok uğraştım. Son kelimesine kadar bazen iki kere okudum. Sanırım sizi yaşınıza yakın insanlardan farklı kimsenin anlamasını bekleyemeyiz. Kelimeleri anlayabiliyoruz ama duygunuzu çok değil. Hayat maalesef bedenleri daha farklı reaksiyonlara hapsediyor. Fiziğiniz buna en çabuk tepki verenlerden. Fizik değişiyor ama beyin ve düşünce bunun geri planında kalıyor. İsterse fiziken değişimlerin arkasına atıp kendisini daha da genç kalabiliyor. Her yaşın bir güzelliği var gibi demode laflar kullanmak istemiyorum ama bence siz keşke 20’li 30’lu yaşlarda olsaydım demiyorsanız her şey tam istediğiniz gibi. Bir dost…

    Beğen

  3. Öncelikle doğum günün çok çok kutlu olsun. Bence 40 şöyle doya doya kutlanması gereken bir yaş. Aile ve arkadaşlarla da harika oluyor. Ben geçen yıl geçtim o yoldan ve çok keyifli, neşeli hissettim. Bu yıl ise biraz daha ağır geliyor 41 demek sanki 1 yıldan daha uzun bir zaman geçmiş, daha ağır bir yük yüklenmiş gibiyim. Dediğin gibi bu yolum geri dönüşü, durması yok hep ileri gidiyoruz. Onun için de eşliğindeki duyguları da kabullenerek, şükredersek giymesi en iyisi diyorum ben kendi adıma. Iyi yolculuklar, bol keyifler

    Beğen

  4. @demetdemiray Teşekkür ederim şekerim. Üçüncü güne girmem itibarıyla hafiflemiş durumdayım. Bu yazıyı yazmak, üstüne de çok anlamlı tepkiler, özel yorumlar almak yardımcı oldu. Şimdi ufukta seyahat var. Galiba bu benim için o arafta kalmanın çözüldüğü bir yolculuk olacak.

    Beğen

  5. @Erdem hoş geldiniz, teşekkür ederim. 🙂 Keşke demiyorum, doğru. Aksine iyi ki diyorum 20’ler, 30’lar için. Zamanın ve bütün o yaşanmışlıkların bir değeri, anlamı var. Geri saramıyoruz, evet, aynı şekilde ileri de saramıyoruz. Çünkü her şey olması gerektiği gibi. Sevgiler..

    Beğen

  6. Geri bildirim: Bu Yaşlar « MINDMILLS

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s