Ocak

Bir

Dün gece güzeldi. Eski dostlar, sıcak sohbetler, leziz yemekler, her telden müzikler, hala kıvırabilen vücutlar, ritimle uyumlanabilen ayaklar. Bugünse battaniye altı yatay pozisyon. Bitmişiz. Sabah şöyle bir ayaklanıp yine devrilmişiz. Yanıma su dolu sürahi, bitki çayı, akide şekeri ve kitabımı almışım. Yılbaşı ertesi sözde kür hazırlamışım. On dakika sonra kendimden geçip kitap kucağımda uyuklamaya başlamışım. En sevdiğim sızma modeli bu. TV karşısında, kitap altında, kanepede, börek misali battaniyeye sarılı. Sahi, benim Yeniay dileğim neydi?

İki

Coffee’ye sözüm var dünden. Güzel bir yürüyüş yapalım bakalım. Şansa hava açık, güneşli, mis. Çıktık önce bayıra, klasik dolanmamızı yaptık otlar arasında. Arkasından geçtik büyük mahalle turuna. Nasıl mutlu, sakin, huzurlu. Yanımda tın tın tın uygun adım yürüyor. Ne çekiştirme, ne heh hüh nefes nefese. Ara ara yürürken uygun yerlerde oturtup resmini çekiyorum. O kadar sakin ki manzaraya, yola, bana, öteye, beriye bakıp bakıp esniyor. Çok ayıp.

Üç

Anadolu yakası. Yine ayazma üstü restorandayız. Bu sefer astroloji grubundan iki Oğlak’ın doğum gününü kutluyoruz. Hikayeler, kahkahalar, hediyeleşmeler, mezeler, balıklar, şaraplar. Konu konuyu açıyor, astroloji, mistisizm, Yeniay, Dolunay, dilek, niyet derken ayazma geliyor yine masadaki yerini alıyor. Alıp indiriyorum dostları aşağı. İsteyenler dileklerini tutup mumlarını yakıyor, kuma dikiyorlar. Soruyoruz birbirimize, bu ayazmanın hikayesi ne? Ya bu restoranın?

Dört

Seyahat planlamalıyım. Kutuplar mı Ekvator mu derken oyumu sıcak diyarlardan kullandım. Yemedi eksi otuz derecelere çıkmak (ya da inmek). İlerletilmiş haritamın ateşi ve toprağı artınca ha gayret diyeceğim (diye ümit ediyorum, umut fakirin ekmeği). Başladım doğu Afrika’yı, adaları çalışmaya. Gelen tekliflere geri dönüş, dönmeyenleri dürtme, yerli yabancı blog arama tarama okuma, gözlerimi kapatıp hayal kurma, canlandırma, iç sesi duymaya çalışma. Evet evet, ısıttım hafiften bünyeyi. Çarpıntıyı hissettim. Hello Africa, tell me how you doing.

Beş

Uyuyakala kala ilerleyemediğim Yaşar Kemal Bir Ada Hikayesi dörtlemesinin sonuncu kitabını bitirdim, seriyi tamamladım. Fiyuv. İlk ikisini yazmıştım, üçüncü ve dördüncüyü birlikte kotarırım. Şimdi elimde birkaç seçenek var okunmak için hazır bekleyen. Gönlümden yabancı yazar geçiyor sanki. Dur bakalım. Hem daha Sıska Bacaklar‘ı birlikte okuduğum arkadaşlarımla konuşamadım. Ordan da yeni bir seçim gelecek. Derken, gözüm televizyona kaydı, bir belgesele rastladım. Koreli bir doğa gözlemcisi Sibirya kaplanlarını görüntülemek için Sibirya’da aylarca tek başına, eksi otuz derecelerde, ağaç üstünde, yeraltında, çukurda, ormanın ortasında, çadırda yaşamış, çekim yapmış, beklemiş beklemiş beklemiş kaplanların gelmelerini (içim bir tuhaf oldu). Sabreden derviş, muradına ermiş. Kaplan ailesi, yavrular, hamile dişiler, avlananlar, oynayanlar hepsini gözlemleyip çekebilmiş. Şimdi de benzer yoldaki bir Amerikalıya deneyimlerini yerinde anlatıyor. Harika doğa, muhteşem hayvanlar. İskandinav kutbu değil de Sibirya’yı mı listeye alsam acaba? Herhalükarda şu kutuplara gitme meselesini daha önce değerlendirmeliyim belki de. Bir de kaplanları görmeyi. Bembeyaz karlar, yeşil kızıl ormanlar arasında fosforlu turuncu, sarı, siyah, beyaz çizgileri, yemyeşil gözleriyle bunlar nasıl görkemli yaratıklar? Aurora Borealis bir yana, Sibirya kaplanları öte yana.

Altı

A! Saat geceyarısını geçmiş. Senenin ilk yazısını yazarken ayın ilk haftasını nerdeyse devirmişim. Kışı pek sevmem (çünkü üşürüm, titrerim, donarım, kaskatı kesilir kalırım), ama Ocak’ı severim. Yılın ilk ayı, yeni döngünün başlangıcı, benim için doğum zamanı. Yeni yıla gireriz, hop, hemen bir yaş alırım. Benim için yaş meselesi basittir. Fazla hesap kitaba gerek kalmaz. Yeni yıl yeni yaş demektir. Şimdiyse içimde garip bir his. Kırka kalan sayılı günlerin hesabını parmaklarıma baka baka yapıyorum. Niye mi? Konu iyi pişer, kek kabarırsa kırk yaş yazısı düşer buraya dumanı havada.

Yirmi

Ondokuz

Onsekiz

Onyedi

Onaltı

….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s