Karınca Adası’nda Dolunay – Girit

Başka bir sesle geri dönme vaadi vermiştim. O sesi Karınca Adası’nda buldum.

Karınca Adası sembol oldu, Yaşar Kemal’in Bir Ada Hikayesi dörtlüsünün ikincisine başladığım için. Diğer yandan gerçekten bir adadayım. Karınca değilse de keçi adası diyebilirim yine kitaba gönderme yaparak. Mavi değil keçiler, ama bal rengi, kızıl, kara, paçalı, sakallı ve çook girişken ruhlar.

Girit’teyim. Üzerinden uçtukça bunun neresi ada canım, bildiğin koskoca bir kara dediğim ‘ada’nın en küçük, basit, sakin yerleşkelerinden birkaçında olmayı tercih ettik. Sfakia ilçesinde küçük koylar arası dolaşıyoruz. Loutro, Chora Sfakion, Glyka Nera, bugün Aghia Roumeli. Belki de Girit içindeki Karınca Adası’nı böyle bulmuşuzdur.

Kısa bir seyahat bizimki. Kafa tatili, beden dinlenmesi. Dolunay teslimiyeti. İyi ki..

Dolunay farkındalık getirir diyorum ya hep. Ben aşkı, sevmeyi, ilişkiyi keşfetmeyi hatırladım yeniden. O ilk heyecanı, taa geçmişteki başlangıcı. Farkettim ki Yeniay’da bambaşka birşey dilerken içine aşkı koyuvermişim. Küt diye geldi, ce-ee deyiverdi. Aşk yeniden.. Eh boşuna değil, Dolunay Kova’da olunca Güneş Aslan’a geçmiş oluyor. Al sana aşk, meşk, keyif zamanı. Ateşli güneşin altında gururlu, sosyal, keyfe keder aslanlar gibi gerinip gerinip seveceğiz, sevileceğiz, eğer bu sevgiyi kabul eder, kalbimizi ortaya koyarsak.

Kova’nın* bağımsız, bağlantısız, egzantirik tavrını da hatırladım yeniden. Baskıladığım, Satürn’e teslim ettiğim kontrolcü tarafımı doğal olarak bırakıp başkaldırdığım, uçukluğa, deliliğe izin verdiğim, geri kalanını umursamadığım bir tavra büründüm. Kendi kendimi şaşırttım. Şaşırdığıma mutlandım.

Ve zamana teslim olabildiğimi gördüm. Bütün bir gün bir yere yetişme derdinde olmadan, zamanın nasıl akıp gittiğine paniklemeden, az şey yapma eksikliğiyle huzursuzlanmadan, sadece geldiği ve olduğu gibi zamanı geçirdiğime, bu fikre teslim oldukça aslında zamanın beklediğim anlamda geçip tükenmediğine şahit oldum. Bütün bir gün içimde gani gani büyüdü, içim günle doldu.

Nedense çok uzun uzadıya yazmak istemiyorum. Belki tatlı aşk hissiyatını bozmamak, belki fazla analiz yapmadan devam etmek için. Hem, görsel desteğim var, tasvirleri aratmayacak. Güzel bir uykuya, tatlı bir rüyaya yatayım diyorum siz bu satırları okurken. Size kali mera, bana kali nihta.

* Kova’yla özgürleşme ve ayrılık gelebilir diyerek Yeniay ritüelinde düğümlediğim ip bileziğimle vedalaşmaya karar vermiştim. Evet, saat tam 21.15’te düğümü açtım ve Libya Denizi’ne bıraktım. Artık özgürüm.

Chora Sfakion
Madares Hotel, Loutro
Filaki Beach
Glyka Nera – Sweet Water Bay
Taverna Mermaid Island, Glyka Nera
Loutro
Loutro Town Center

6 Replies to “Karınca Adası’nda Dolunay – Girit”

  1. Yıl 2016… Aylardan mayıs… Yaşar Kemal okuyorum. Bir Ada Hikayesi -1. Karınca Adası neresi acaba deyip google’da aratınca yazınızla karşı karşıya geldim… Üstelik Girit’e de gitmiş ve evet aşk yeniden’i yaşamış biriyim. (Sonu gelmedi ayrı. 😦 ) Çok güzel bir yazı. Cok hoşuma gitti. Gecenin bir yarısı… Söylemek istedim…

    Beğen

  2. Uğradığınız ve paylaştığınız için çok teşekkürler. Yaşar Kemal de Girit de yeri hep ayrı ve saklı kalacaklardan. Aşk misali. Sevgiler.. 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s