Ne Merkür retrosuymuş kardeşim. İki ileri bir geri. Şu Melody Gardot konser hikayemi bile ha yazdım ha yazıyorum diye diye yazamadım.

Merkür senede üç kere yaklaşık üç hafta boyunca geri gidiyor. Bunun bizim gezegen yerleşkesindeki yansımaları iletişim, ulaşım, seyahat, ticaret gibi konularda aksaklıklar anlamına geliyor. O yüzden içe dönmek, çözülmemiş sorunların temizlenmesine odaklanmak öneriliyor.

Tam bunun üstüne denk gelen bir tatil planımız var. Kafa tatiline ek. Birkaç gün kaçamak yapacağız. Vize başvurusu yaparken bir içim ürperdi, dur bakalım ne olacak diye. Bir önceki seyahat planı (İrlanda) da bir Merkür retroda planlanmış, Dolunay’da gerçekleşmişti. Ahanda aynı senaryo!

Maşallah ki ne orda bir sorun oldu (İrlanda’dan vize almanın kabızlığı dışında. Anlatılmaz yaşanır!) ne de bu vize başvurusunda. Bugün pasaportların çıktığına dair mesaj teyidi geldi, rahatladım. Öte yandan konaklayacağımız yer hala belli değil. Bir kararsızlık bir kararsızlık. İçim şişti, kafam karıştı, tatilin planlaması beni baydı. Batıya mı gitsek doğuya mı gitsek, güneyde mi kalsak, ya kuzeyin denizi daha güzelse ya kaçırırsak, sek, sak, sek, sak…

Bugünlük işi yukarı havale edip biraz müzikle rahatlamaya karar verdim. Koydum Melody’yi, eh zamanı geldi, yazayım bari şu retro hikayesini.

İki önceki Cuma Melody Gardot konseri için evde hazırlanıyoruz. Bey ve iki kız arkadaşımla gideceğiz. Konser Alman Konsolosluğu Tarabya Misafirhanesi’nde. Gitmediğimiz bir konser mekanı, Boğaz’a karşı, eve de yakın, aman da aman, ne güzel ne güzel diye diye plan yapıyoruz. Kızlardan biri arayıp dedi ki ‘biz önden gidelim, sizinle orda buluşalım en iyisi, ben kapılar kaçta açılıyor öğrenirim’.

İKSV’yi arıyor, ulaşamıyor. Biletix’i arıyor, zira biletlerimizi ordan aldık. Biletix diyor ki kapılar 19.00’da açılıyor. İyi diyor bizimki, konser 21.00’de, rahat rahat önden gider içkimizi içer Boğaz havası alırız. Telefondaki diyor ki yalnız hanımefendi siz hangi konsere gidecektiniz, Melody diyor, o konser iptal edildi, a aa niye, olaylardan dolayı, size mail gönderilmiş olması lazım, gelmedi mi, yooo gelen giden yok.

Kapatıyorlar telefonu. Biletix’ten tekrar arıyorlar. O konser iptal oldu hanımefendi diye teyit ediyorlar. Bir yanlış anlaşılma olması zor. Bilinçli edilmiş ikinci bir telefon var.

Beni arayıp anlatıyor arkadaşım böyle böyle diye. Çok bozuluyoruz, Biletix olduğu için direkt inanıyoruz. Bey diyor ki İKSV’yi arayın. Ben diyorum ki ulaşamamış, Biletix’ten arayıp bildirmişler. Bir yandan da kurtlanıyorum, ama konsere gitmemek üzere plan yapıyoruz hemen. Bize gelin diyoruz, burdan ne yapacaksak yaparız. Bu arada bir yarım saati yiyoruz.

İptalle ilgili hiçbir bildirim yapılmadığı için kızıyorum, hemen İKSV ve Biletix’e bir tweet atıp neden bildirim yapılmadı diye soruyorum. Dönüp internet başına geçiyorum. O gün Melody Gardot taraması yapmışım. Twitter hesabına bakmışım, Ekşisözlük’teki entry’leri okumuşum. Bir bakıyorum akşamki konserle ilgili bir entry var Ekşisözlük’te. Demek ki diyorum bizden başka bilmeyenler de var.

Sonra İKSV’nin Twitter hesabına bakıyorum. Konserden 3-4 gün önce bir seyirci bilet var mı diye sormuş, İKSV de malesef kalmadı diye cevap vermiş. Demek ki neymiş? 10 gün önce bir iptal bildirimi yapılmış olamaz!

Hemen mesaj atıyorum arkadaşıma. Biletix yalan söylüyor, böyle böyle İKSV’nin mesajı var. Sonra bir de İKSV’nin İstanbul Caz Festivali hesabına girip konserle ilgili bir bildirim var mı bakıyorum. E eveeet, sabahtan akşamki konserle ilgili bir röportaj yapılmış, yayınlanmış.

Hö?

Neden sonra jeton düşüyor. Ajanstayken İKSV müşterimdi. Hemen pazarlamadan bir arkadaşımı arıyorum, durumu anlatıyorum ve kusura bakma ama konser var mı yok mu anca sen bilirsin diyorum. Şaşırıyor. Hani son dakika değişiklikleri oldu, iptal olanlar da, ama daha bir saat öncesine kadar konser vardı diyor. Durumu haber verdiğim için teşekkür edip ben bir durumu araştırayım en iyisi diyor. Kapatıyoruz.

Neee? Konser var yani öyle mi? Yedik o hazırlanma süresini!

Hemen arıyorum bizim kızları, fırlayın gelin, konser başlıyor!

Bu arada bu konserden önce bloguma yazdığım yazıya üç kere düzeltme giriyorum. Önce konser var heyecanını, sonra konser iptal olmuş kızgınlığını, sonra hepsini silerek hiçbir şey olmamış tavrını. İKSV ve Biletix’e eş zamanlı attığım tweet’i siliyorum, sadece Biletix’e ayrı bir mesaj atıyorum.

Bütün bunlar 45 dakika içinde olup bitiyor. Konsere gittiğimizde iptalden eser olmadığını görüyoruz. Hatta erken gitmediğimiz için numarasız oturma düzeninde yan taraflarda bir yer anca buluyoruz.

Bu uzuuuun mu uzun harala gürele sonrası enfes bir dinletiyle kendimizden geçiyoruz. Konsere gitmeden doğum gününe baktığım Melody’nin bir Kova kadını olduğunu görüp bakalım nasıl olacak merak ediyorum. Sahnedeki müzisyenlerin çoğunlukla Balık, Aslan, Boğa, bazen Yengeç’lerden çıktığını biliyorum. Kova bu alanda daha nadir.

Parçalar arası anlatıyor Melody. Hikayeler, parodiler, kendine, başka sanatçılara, Cesaria Evora’ya, Paris’e, Amerika’nın tarihindeki eşitsizliğe, köleliğe, insan haklarına dair anlatıyor. Arada ev sahibi sayın konsolosa da gülücükler atıp sahneden flört boncuklarını yolluyor, orada mı değil mi bilmeden.

Sadece sanatıyla değil insanlığı, varlığıyla etkiliyor Melody Gardot beni. Konser bitiminde herkesi ayağa fırlatıp sahne önüne çağırdığındaysa konseri zirvede tamamlıyor.

Ve düşündürüyor.

Eğer o Biletix çalışanına inanıp da gelmeseydik bunun acısını kimden çıkarırdık? Biletix’ten mi kendimizden mi? Yoksa bütün o yalan yanlış bilgiler, ileri geri giden ağır aksak iletişimlere sebebiyet veren retrodaki Merkür’den mi?

Not: Olay üstüne Biletix’e Twitter üstünden attığım mesaja bir yanıt gelmedi. Konserden ağzım kulaklarında ayrıldığım için üstünde durmadım. Ammavelakin şeytanın avukatlığına soyununca konsere çok gitmek isteyen biri biletlere mi konmak istiyordu acep diye düşünmeden edemedim. Tüm çabalara rağmen canı sağolsun, kısmet değilmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

3 thoughts

  1. Memleketin her yerinden bilgisizlik, üç kağıtçılık ve vurdumduymazlık akıyor. Öf, pef!

    Beğen

  2. Neslihan’cım, dün Nil Karaibrahimgil’in köşesinde okudum Melody’i ve konser izlenimlerini. Dolayısıyla yazını “ay umarım Biletix’e inanıp gitmemezlik etmemişlerdir” diyerek okudum bir solukta! Benim çok yakında Biletix tarafından bir yanlış bilgilendirilmem olmuştu (belki hatırlarsın blogda yazmıştım) ve sonra telefon kayıtlardan benim haklı olduğumu anlayıp, normalde yapmayacakları bir uygulamayı yapmak zorunda kaldılar. Demem o ki, twit atma, direk ara, kayıtların incelenmesini rica et. Onların yüzünden kaçırayazdığını söyle. Bence mutlaka bir telafi bileti kaparsın! Kapmazsan bile en azından için rahatlar.

    Beğen

  3. Esracım teşekkürler. İnsan alışkanlıklarına başvuruyor önce. İKSV’deki müşterimi aramak bile sonra sonra aklıma geldi. Otomatize olmuşum. Bu vaka için biraz geç kalmış durumdayım, ama bir daha başıma gelirse önerin kulağıma küpe, sağol. 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s