Dolunay’da Yolculuk – Éire Come-In

Şeytanın bacağını kırma zamanı. Yolculuk var ufukta. En son seyahat taa kardeşi evlendirdiğimizde, geçen Eylül’de kaldı. Ondan beri ormandaki kulübemize bile bir iki defadan fazla kavuşamadık. Olduğumuz yere yapışıp kaldık. Ne Satürn transitiymiş eve aldığımız sayın seyirciler. Bey ayrı ben ayrı. Neyse, en azından transitin yerinde birliktelik var. Onunki Mersin’e benimki tersine olsaydı halimiz nasıl olurdu hayal edemiyorum.

Rotamız zümrüt ada. Nam-ı diğer İrlanda. Haliyle heyecan var metabolizmada. Hem yeme içme hem doğa deniz harikası seven bir çift olarak, bol brewery, distillery üstü okyanustan çıkma deniz mahsülleriyle gırtlağı zevke doyurup, gözü, burnu, kulağı alabildiğine yeşil bayırlar, ovalar, tepeler, okyanus kıyısı şehirler, şatolar, kaleler ve kırmızı yanaklı, sıcak mı sıcak mizaçlı Gaelic insanıyla hoşbeş etmeyi planlıyoruz. Hadi inşallah!

Daha yolculuk başlamadan İrlanda rotasının benim için bir hikayesi oldu. Bu seyahati resmen, bizzat çağırdım. Bunun anca farkına vardım.

Son seyahat dediğim kardeşi Bodrum’da everme telaşı içinde düğün günü kuaföre gidip kendi başıma kaldığım bir saat yaratmıştım. O tek başıma geçirdiğim zamanda da hemen iki çiziktirip bir yazı yayınlamıştım blogumda.

Alone time and Gerard.

Yazı ingilizce çünkü bir gece evvel gelin ve damadım İrlandalı dostu Gerard’la tanışmış, düğün öncesi kutlamasında bol bol ingilizce şakıyıp kıkırdamıştık. Ben de ordan akan dille devam ettim, yazıyı da Gerard’a ithaf edip adını başlığa bile taşıdım. Yazı çok basit ve naif bir içerikte (ve ingilizce) olmasına rağmen blogumun hitlist’inde her zaman ilk 10 sıralaması içinde yer aldı. Heyhat.

İşte o Gerard bizim yeni damatla taze gelini İrlanda’ya Paskalya tatiline çağırdı. Taze evliler de bizi. Eh, tevekkeli son seyahatimiz kardeşin düğünü değilmiş. Bodrum’dan direkt İrlanda’ya devam edebilirmişiz!

Gideceğimiz memleketin yerlisiyle olmanın güzelliği ayrı bir keyif unsuru olacak, o kesin. Ne de olsa beklentimiz büyük. Yani Gerard abi, gezdirdin gezdirdin, gezdirmedin sen eksik kaldın çünkü biz totoyu yere koymayı düşünmüyoruz!

Böyle atıp tutuyorum, ama bizi büyük bir macera bekliyor olabilir. Neden derseniz bakınız şekil 1A.

Nilüfer’den geliyor sayın seyirciler. Her yerde kar vaaaarrrrr, kalbim senin bu gece, laaalaaaa.

Üşümekten çok korkan bendeniz için pek içaçıcı bir durum değil. Bugün biraz seyahat tedariği yapmak üzere alışverişe gittik. Kendimi polarlar, kürklü montlarla dolu reyonlara atıp renk renk giyip çıkarırken buldum. Bey dürtmesiydi kendimi kaybetmeye az kalmıştı. Neyse ki minimum zayiatla alışverişi bitirdim.

Korkum aslında kar değil. Dışarıda duramayacağımız bir soğuk, fırtına, rüzgar ve daha çok sağnak yağmur. Kıyafetliyken ıslanmaktan haz etmiyorum. Mümkünse kuru kalayım. Hava burcu ve bir sürü hava elementi böyle oluyor işte.

Rotamız değişken olduğu için şanslı olabiliriz. Bir gün Dublin, sonra ver elini Atlantik tarafı. Doğru batı kıyısına atacağız kendimizi. Zira Gerard abi batı tarafının köylüsü. Galway, Connemara, Roundstone civarları rota sınırları dahilinde. Olur da ayarlayabilirsek biraz daha güney kısmı, misal Cliffs of Moher de bir görülsün istiyoruz. İçim gitti derin yar şeklinde okyanusa inen sahili görünce.

Peki astroloji bize ne diyor bu yolculuk için? Yarın Terazi’de Dolunay var. Bir kere astrolojiyi geçelim, astronomiye bakalım. Harika bir mehtap ümit ediyorum karlı gökyüzünde. Keskin gibi hava, laci bir gökyüzü, bembeyaz, koskocaman bir Dolunay, arkada karlı tepeler.

Terazi’de Dolunay’a gelince, ilişkiler, denge, hoşgörü ve estetiğin gündemde olduğu birkaç günden bahsediyoruz. Ben bu açıdan bakıyorum. Herkesin korktuğu bir Uranüs karşıtlığı var bu Dolunay’a karşı. Bunu ise büyük bir uyandırıcı, tazelenme, aydınlanma yaratacak dinamik güç olarak yorumluyorum. Daha fazlası için sizi hocam Meltem Ersoy’un yazdığı Dolunay yazısına bakmaya davet ediyorum. Ötesine gücüm yetmez, şu an yolculuk hayalleriyle dolanıp duruyorum.

Şimdilik bu kadar. Daha gitmeden, görmeden döktüresim geldi hale bak. Hayırlısıyla bir gidelim, yaşayalım, görelim, alası akar inşallah. Belki ordan bir iki kuple, belki dönünce dört başı mamur şekilde.

İrlanda için Dublin’li U2’dan gelsin, bize harika bir gün dilesin.

It’s a beautiful day!

Éire, come-in.

6 Replies to “Dolunay’da Yolculuk – Éire Come-In”

  1. Nesli Eylul ayinin baslangic oldugunu soylemissin ne ilginc 🙂 dolunayla boyle br baglantisi olmasi… iyi yolculuklar, neseniz bol olsun! sevglr,

    Beğen

  2. Canim, kimbilir Irlanda postlarin ne kadar guzel olacak ! hevesle bekliyorum. 6 senedir becerip gidemedim. senden aldigim tiyolarla belki biz de havaya gireriz :)). Enjoyyyy !!!

    Beğen

  3. İyiy yolculuklar, bol keyifler, bence zaten seyahatin kendisi müthiş bir macera ve keyif. Doya doya yaşayın 🙂 Gelinle damada da sevgiler, selamlar…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s