Yaz sil, yaz sil. Takıldım yine. Nazar mı değdi ne?

Saturn strikes back!

Ekim ayında Akrep burcuna giren Satürn dün itibarıyla geri hareketine başladı. Temmuz’a kadar da gerilemeye devam edecek. Uzun bir içe dönüş zamanı başlıyor. Akrep’le birlikte yine derinliklerimize doğru dalıp, önceliklerimizi belirleme, korkularımızla yüzleşip yeni adımlar atmak üzere yapılanmaya bakacağız. Akrep haritamızda hangi alanı yönetiyorsa eleme, öğrenme orada vuku bulacak. Kimi için kimliği, kimi için işi, kimi için ilişkileri, kimi için değerleri, kimi için iletişimi.

So does Mercury!

23 Şubat’ta da Merkür Balık burcunda gerilemeye başlayacak. İşte herkesin bildiği ve ‘aman şu Merkür gitse de kurtulsak’ dediği o iletişim kopuklukları, yanlış anlaşmalar zamanının 2013 içindeki ilk versiyonuna üç gün var. Üç hafta kadar da o sürecek.

Gerilemeler hep içe dönüş zamanlarını sembolize eder. Bir gezegen gündemimize hangi konularla giriyorsa bilin ki o konularda çözülmemiş ne varsa kendi içimizde yeniden değerlendirip irdeleme, temizleme zamanı. Satürn sorumluluklar, korkular, sınırlar, görevler gibi konuları gündeme getirirken Merkür iletişim, bilgi, hareket, ticaret gibi konuları ifade ediyor.

Basit bir analoji yaparsak, ileri hareket eder, yürümek isterken arkadan bir gücün sizi geri çektiğini düşünün. Bu durumda ne olur? Gideceğiniz yere gidemeyebilirsiniz, zamanında varamayabilirsiniz, aksaklıklar olabilir, ileri gitmek istedikçe yerinizde sayabilirsiniz. Yapılacak şey bu geri hareketin salınımıyla uyumlanmaktır. Dönüp bakmak, geriye doğru hareket etmek, geçip giderken farketmediğiniz aksaklıkları, çözülmemişlikleri bulup yeniden oralardan geçmek, düzeltmek, sonra da önünüze dönüp başladığınız yere geri gelmek ve öteye devam etmek.

Satürn’ün gerileme hareketine başlamadan iki hafta evvel ben etkilerini hissetmeye başladım. Bir kere proje bazlı bir iş teklifi söz konusu oldu, yazdım geçen hafta. Tam da Kova’daki Yeniay zamanı patladı bir anda. İndikatif değil de ne? Yeniay’ın hevesiyle bir atladım önce üstüne. Sonra birden muhasebeler başladı. Korkular, endişeler, bir sıkıntı hali. Satürn sanki içten içe ‘dur, napıyorsun?’ dedi. ‘Geride bıraktığın kalıplara geri mi dönüyorsun? Hani yeni ufuklar?’

Bu iki kutup arası gidip geldim. Bildiğim, heyecan duyduğum, kendimden emin olduğum birtakım oluşum ve ortamlarda tekrar varolmakla, çıktığım yeni yolda, tek başıma yola devam etmek, ilerlemek.

Denemeden bilemezdim. Görüşmeye gittim. Teklif beklediğimden farklı bir içerikte çıktı. Daha doğrusu tam da bildiğim formatta. Daha önce seneler boyu yaptığım işin bir uzantısı ve dahasıydı günün sonunda. Heyecanla gittiğim görüşme içimde sıkıntılar, sıcaklıklar, soğukluklar, dışımda gülümsemeler, gülümseyememeler, bir düşüneyimlerle vuku buldu.

Görüşmeden çıktığım anda neyi istemediğimi biliyordum. Bunun için oraya gidip o görüşmeyi yapmam gerekmişti. Bu da bir nevi Satürn hareketiydi. Gelen çağrının sorumluluğunu alıp gitmek, sonra da hayır demek, elemek.

Hayırı bugün dedim. Kuş gibi hafifledim. Ne kadar gerilmişim. Meğer olduğumu sandığım benden ne kadar uzaklaşmışım. Onbeş sene iletişim sektöründe çalışmışlığa karşın iki senelik tek başına mücadele. O mücadele sandığım yerinde sayma değilmiş meğer. Getirmiş beni bir yerlere sefer be sefer.

Kova’daki Yeniay’ın sabırsızlığıyla atlaya zıplaya bu projeye uçacekken birden uyandım. İleride ne olacağını geçtim, ne istemediğim net. Hem de kalın harflerle, altı çizili biçimde. Bold and underlined!

Başladı Satürn pıtır pıtır gerilemeye. Merkür desen, Satürn’ün yanında vız gelir tırıs gider. Satürn vurgusu üstüne duygusal ve ruhsal içe dönüş psikolojisini daha da arttırır sadece. Ah, keşke! Ha tabi hayal ne, gerçek ne, biraz bulanıklaşabilir bu süre içinde. Rüyalar, mistik mesajlar, gönlümden geçenler daha renkli özlemler sadece.

Balık dönemine girdiğimiz şu zaman itibariyle tılsımların, ilhamların konuşmasını ve parmak uçlarımdan yazıya dökülmesini, üçüncü gözümü açmasını diliyorum. Satürn, Merkür, ay sonundaki Dolunay ve tüm Zodyak’a bizi sezgilerimizle buluşturması ve iç dünyamızla irtibatı sağlaması için Dünya’dan el sallıyorum.

Eh, artık bu yazıyı silmeyip işi yukarı havale ediyorum.

4 thoughts

  1. Nesli, ayrı mesleklerden yürüyüp ayrı coğrafyalarda olup aynı kararları seninle vermemiz enteresan:) Zodyak işlerinden pek anlamam malum, ama ben de eski işime geri dönmek istemediğimi sayısız kez fark edenlerdenim. Bazen o koşu, trafik, adrenalin rüyalarıma da girse (maalesef karakterleriyle beraber) ben sabah yatağımda artık huzurlu uyanıyorum. Satürn bizi geri çekemeyecek!

    Beğen

  2. Ben de Ayşe. Bu seferki ilk değildi. İşi bıraktığımdan beri karşıma çıkan sınavlardan sadece biri. Bu uzun bir yol, dönüşüm de küt diye gelmiyor. Ama endişe, korku da beraberinde arzı endam ediyor.
    Satürn bizi geri çekip korkularımızla başbaşa da bırakabilir, onlarla yüzleşmemizi sağlayıp öğrenerek ilerlememizi de. O korku Satürn’den geliyor, evet, ama seçim yine bizim. Free will.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s