Ekim ayının başlarıydı. Satürn Terazi burcundan Akrep’e yeni geçmiş, bendeki huzursuzluk, güvensizlik ve korkular hemen kendini belli etmeye başlamıştı.

İlişkiler ilişkiler ilişkiler. Hayatımın hikayesi.

Tam da bu aralar ajanstan arkadaşım Uygar’la biraraya gelip biraz geçmişten, biraz şimdiden, biraz gelecekten konuşup hayatın neresindeyiz, yol bizi nereye götürüyor, bu yolu nasıl çiziyoruz üstüne konuşmuştuk. Ben astroloji ve bulunduğum noktayla ilgili birtakım tereddütlerdeydim, o ise birçok yeni projenin ortasında ve hayatının önemli bir yerinde duran yeni kitabının arifesinde.

Sohbet öyle bir yere geldi ki bitirmiş olduğu kitabın taslağını reklamcı tabiriyle birtakım ‘focus group’lara soktuğunu ve onlardan ‘feedback’ aldığını, benim de katılmak isteyip istemeyeceğimi sordu.

Kitabı basılmadan okumak mı dediniz?

Ben?

Hani daha 30 yaşlarında yeni yeni kitap okumaya merak salan ben?

Aslında fikir çok hoşuma gitse de tepkimde o kadar çekimser kaldım ve ‘istersen okurum tabi’ diye politik bir cevap verdim ki, ne ben onun bunu kibarlıktan değil içtenlikle sorduğunu anladım, ne de o benim aslında ilgilenmediğimden değil, sadece çekinip kendimce heyecanlı bir tepki verdiğimi anladı.

İşte ilişkiler üzerine iletişememe ve demek istediğinin taban tabana zıttı bir ifadeyle yanılsamaya düşme örneği.

Eve gelip durumdan bağımsızlaşınca birden aydım. Hemen klavyenin gücüne sarıldım, yazdım.

  • Gurur duyarım, seve seve okurum, ne zaman istersen.

Karşılıklı anlaşmalar, anlaşmazlıklar döküldükten sonra posta kutuma pat diye düştü Karışık Kaset.

Onüç yaşlarındaki Ulaş ve dünyasıyla tanıştım, kendi ergenlik zamanlarıma ışınlandım. Enteresan bir şekilde yazın tam da benzer yaşlardaki erkek çocukların hikayelerine değinen J.D. Salinger Catcher In The Rye, arkasından da Emrah Serbes Erken Kaybedenler’i okumuştum. Üstüne Karışık Kaset benzer yaş dönemlerine nazaran bir giriş yapınca bu kitabı kesinlikle okumalıymışım, iyi ki teklife sahip çıktım diye hissettim. Ulaş’la birlikte mahalleli arkadaşları, İrem, o dönemler fonda Türkçe müziklerle peşi sıra geldi, roman su gibi akıp gitti.

Her zamanki gibi karakterleri astrolojik bakış açısıyla görmeden edemedim. Tam da üstüne düşündüğüm Yengeç burcu ve mizacına denk gelen şu cümleyi kitaptan alıntıladım.

‘Her kadında bir anne arayan bir erkek çocuğu ve her kadında bir kız çocuğu arayan bir babayım.’

İşte dedim, bir Yengeç erkeği. Daha güzel bir tarif olabilir mi?

Döndüm Uygar’a. Onun belki de alışık olduğu, benim için bir ilk olan soruyu fırlattım:

  • Ulaş’ın ne kadarı sen, ne kadarı hayal? Ulaş sen misin yoksa? Bu kitabın ne kadarı gerçek?

Kelimelerin ve hikayelerin ustası dostum aynı ustalıkla, yine kitaptan bir alıntıyla cevap verdi.

‘Gerçek olur mu evladım? Hayal ediyor da yazıyor… Yazarlık böyle bir şey. Sanatçılık… yaratıcılık… bunlar böyle. Başka dünyalar kuruyorsun. Onları öyle kuvvetle hayal ediyorsun ki hayalin gerçek gibi duruyor.’

Hııı.

Yine de kitabın 90’lar kısmının gerçeklik payı olduğunun altını çizdi. Bir nebze içim rahatladı. Yazar tanıdığın birisi olunca ona dair bilgi kırıntılarını ya da bilmediğin gerçeklikleri aramak arkadaş kontenjanından okurun düştüğü dipsiz bir kuyu değildir de nedir? Bunu düşündüm derinden kitaba devam ederken.

İlerledikçe dedim ki ilişkiler, karakterler üzerine öyle iyi ifade edilmiş bazı tanımlar var ki seanslarımda kullanmak üzere alıntılamak istiyorum kimisini. Uygar yine kitaptan cevap verdi.

‘Ben de tabağı boş göndermem.’

2,5 günde bitirdim Karışık Kaset’i. Daha onüç yaşında aşık olup bu aşkı yirmi sene boyunca kendi içinde, hayalinde, kasetlerinde, müziklerinde, babasının kitabında buram buram yaşayan, dış dünyada bunu sözcükler dışı araçlarla, temalı karışık kasetlerle, kasetlerdeki parçalarla, şarkı sözleriyle anlatmaya çalışan Ulaş’ın bu yüzyıldaki gerçekliğini düşündüm. Benim o yaşlarda tanıdığım ergen oğlanlardan farklı olan Ulaş’ı, onun gençliğini ve olgunluğa erişini sevdim. Ulaş’ın İrem’i sevmesini de.

Romana dair en güzel tanımı kitabın arka kapağındaki özet yapıyor:

‘Şimdi şöyle… İrem’le 1990’da tanıştık. Ben 13 yaşındaydım, o 12. Ben tabii küt diye aşık oldum, gittim bir karışık kaset hazırladım. Ama İrem’in derdi başkaymış. Sanırım. Tam da emin olamadım.

Sonra tuhaf bir şey oldu, 10 yılda bir karşılaşmaya başladık. Saat gibi, aksatmadan. Hayat ya bizle dalga geçiyordu ya da bize yeni bir şans veriyordu.

Sonuçta iş öyle bir yere geldi ki 20 yıldır birlikteydik ama daha ilişkimiz başlamamıştı.

Karışık mesele.’

Ben kitapta en çok sonlardaki Ulaş’ın tiradını aklıma kazıdım, içime yazdım. Evet dedim, işte dokunan, kreşendoyu çözen Uygar klasiği. Ne demek istediğimi Uygar’ın bir önceki kitabı Büyük Deniz Yükseliyor‘u okuyanlar anlayacaklar.

Benim kitap basılmadan okumam kısmına dönersek, bu deneyimden çok memnun kaldım, heyecan duydum, gururlandım. Hem yazarın başarısı hem de kendimin sürece dahil olması adına. Uygar’ı yeni ‘ürün’ü için tebrik ettim, kendi adıma ayrıca teşekkür ettim. Bu süreçte bir okuyucu olarak zayıf karnım, Türkçe müzik konusuydu, bunu da ona belirttim. Müziği bu kadar sevmeme, hayatımın vazgeçilmezi olarak görmeme rağmen Türkçe müzikte sınıfı pek geçemedim.

Sonra noldu biliyor musunuz?

Kitaba destek vermek için Karışık Kaset üzerine yazıştığım çocukluğumun kapı komşusundan o yaşlarımıza dair gelen bir yorumla coştum. Bana dedi ki:

‘İlk sizde dinlemiştim Yeni Türkü şarkılarını. Albümü de Akdeniz Akdeniz idi sanırım. Sen o sıralar Mariah Carey dinlerdin, Vision of Love mesela, bende hep bir Neslihan şarkısıdır. Bu kitabı da bugün bulursam alacağım. Bizim neslin `bir zamanlar’ını yaşatacak buruk bir tadı olacak herhalde.’

Vay be dedim. Benim cepten de o yaşlara dair bir Türkçe karışık kaset çıktı işte.

Bu yazı müzik olmadan bitmez. Yukarıdaki Yeni Türkü anısından girdik madem, Karışık Kaset sayfa 178’den Sarıl Bana gelsin.

Uygar Şirin‘in üçüncü kitabı Karışık Kaset kitapçılarda, internet sitelerinde çoktan yerini aldı.

Ya siz, okumak için sıranızı aldınız mı?

3 thoughts

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s