1984

Bu başlığı attım atmasına da beni buraya getirenleri nasıl toparlayacağım bakalım. Atla deve değil, beklentiniz yükselmesin hemen. Önce Murakami, sonra Orwell ve sonunda Muse.

Hayatımda okuduğum en uzun ve kalın kitap Ayn Rand’in üç ciltlik Atlas Vazgeçti’siydi. Okuyalı altı yedi sene oluyor sanırım. Açılışı bu kitabın prelüdü sayılan Hayatın Kaynağı ile yapmış, kendimden geçmiş, arkasından Atlas Vazgeçti’yle sürüklendikçe sürüklenmiş, kitabı bitirdikten sonra arkasına ne koyacağımı bilememiştim. Bir müddet okumadan boş boş dolandım ortalıkta. Gerçeklik hissimi kaybettim. Öyle bir etki bırakmıştı. Bir yandan da bu üç cilti nasıl anlamadan ve çok da uzatmadan, bölünmeden okuduğuma şaşırmıştım. İşimin en yoğun dönemine girdiğim, büyük bir mücadele ve rekabetle çalıştığım, tam da yükselmekte olduğum bir zamanda bu kitaplardaki başkaldırı, cesaret, azim beni bambaşka diyarlara götürmüş, içimdeki öfkeyle birlikte hayranlığı perçinlemişti. Şimdi okusam aynı etkiyi verir mi bilmiyorum. Ben hala ben işte. Etkilendiğim şeyler hala oldukça zihinsel, ideolojik, ilhamlara yönelik. Yine de bu kendini kaybetme derecesinde etkilenme hali o döneme, o yaşa, ‘yapmaya’, ‘başarmaya’ odaklı mizaca ait. Fark bu.

Bir iki hafta bir evvel arkadaş toplantısında son dönemde okuduğumuz kitapları, yazarları tartışırken konu Haruki Murakami’ye geldi. Fikrine değer verdiklerimden okuyup çok etkilenenler olduğunu gördüm. Hem fantastik hem kurgu hem felsefi diye anlatıldıkça benim ağzımın suları aktı, beynimin sinirleri karıncalandı. Özellikle önerilen Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu’nu almaya karar verdim. İlk fırsatta yoga çıkışı uğradığım Remzi Kitabevi’ne daldım. Ortadaki tezgahların üstünde dizili kitaplara göz atmaya başladığımda Murakami’nin son kitabını gördüm. 1Q84. Nedense o açık yeşil kapak, köşeli font ve tipografi içimde birşeyleri gıdıkladı. Bakmak için elimi atmamla dehşete düştüm. Resmen dehşete düştüm! İki Redhouse kadar kalın, sıvama ciltli, kendinden ipli, bir nevi ansiklopedi. Sayfa sayısı yaklaşık 1250! Of. Otomatik olarak Ayn Rand ve Atlas Vazgeçti’ye ışınlandım. O zaman da bir gözümde büyümüştü sanki o ciltler, ama büyük bir iştahla alıp aynı iştahla okuyup bitirdiğimi hatırlıyorum. Bunun da hemen tanıtımını okudum. O beyin sinirlerindeki karıncalanmalar geri geldi. Yok yok, ben bunu bırakamayacağım, kesin okuyacağım dedim. Ne kadar sürer ya da sürer mi sürmez mi, artık işi yukarıya havale et, devam et diyerek bir kolumun altına Murakami ansiklopedimi, diğer kolumun altına diğer Murakami, bir Sabahattin Ali, bir de Yaşar Kemal sıkıştırıp çıktım kitapçıdan.

1984

Bu kadar kalın bir kitaba bakıp ön ve arka kapağını okumakla geçirdim biraz vaktimi. Hani diğerlerini mi öne alsam falan diye kıvrandım çünkü başladım mı bu beni kapatacak bir süre biliyorum. Ben öyle aynı anda birkaç kitabı okuyabilenlerden değilim. Konsantre olup kendimi vermek, tek birşeye odaklanmayı seviyorum. Sabit burcum ne de olsa. Başladım mı birine, sardıysa, süreklilik içinde devam ediyorum.

Sonunda hadi bismillah deyip başladım okumaya. Aomame ve Tengo’yla tanıştım. Tiplemeler, anlatım, hiç gitmediğim ve çook görmek istediğim Japon diyarları kafamda canlanıp renklenmeye, boyut kazanmaya başladı. Girişle hikaye bende bazı ampuller yaktı, iliklerimi doldurdu, benliğimi sardı. Ayn Rand ve Atlas Vazgeçti sonrası benzer etki sunacak bir yazar ve kitap okuyorum hissiyatı ve hayaline girdim. Hayalle gerçek birbiriyle örtüşecek mi romanın sonunda göreceğiz. Okumamın daha hızlı gidememesinin en büyük rakibi işte bu ekran, blog, teknolojiyle alakalı bağımlılıklarım. Yolculuk halen heyecanla devam ediyor. Bakalım.

Kitabın etrafında bugün biraz internette arama tarama yaparken gördüm ki 1Q84 ismi aslında Japonca bir söz oyunundan ibaret. Q harfinin ve 9 rakamının okunuşları benzer şekilde olup roman aslında George Orwell’in 1984’üne gönderme yapıyor. Kült roman 1984’ün gerçekliği yazıldığı yıllarda garip gelse de şu anda yaşadığımız düzenin birebir yansıması değil mi? Bu aydınlanmayla içimde bir ayaklanma oldu yine. Ya işte. Ayn Rand’den bugüne o rekabet, mücadele artık beni yoruyor, ben bunu istemiyorum artık canım desem de yalan söylüyorum kendi kendime. Hey Big brother, benim derdim seninle.

İşte bütün bunları düşünürken TV’de neden olduğunu bilmediğim BBC kanalı açıktı karşımda. Muse konserine rastladım. Konser açılışı Uprising’le geldi. Bu parçayı ne kadar az dinleyip ne kadar içten sevdiğimi farkettim. İçimde garip notalara basıyordu, sanki bazı yaşanmışlıklara, bazı tortulara. Ve tabii ismindeki başkaldırıyı farkedip hemen sözlerini dinleme, klibine bakma ihtiyacı hissettim. Yanan ampüller, çakan şimşekler, birleşen parçalar. Bilemiyorum, belki de bugün her şeye fazla anlam yüklüyorum. Astrolojide döngülerden bahsediyoruz hep. Birbirini tamamlayan olaylar ve bunların üstümüzdeki etkilerinden. Ben Murakami, Orwell, 1984 diye düşünürken birden Muse’un 2009’dan kucağıma düşen bu parçası, sözleri ve klibi bana ne diyor acaba, düşünmeden edemedim. Sözlerden bir iki kuple.

Interchanging mind control,
Come let the revolution take its toll,
If you could flick a switch and open your third eye,
You’d see that
We should never be afraid to die

İşte size başlığı 1984, içeriği 2012 olan bir derleme.

İlhamım Muse’dan ya da belki Uranüs’ten.

Yol arkadaşlarım Japon ülkesinden ve bizim evrenden.

Seyahatim boyunca bana eşlik etmek isterseniz eğer,

Mindmills Turizm size şimdiden iyi yolculuklar diler.

16 Replies to “1984”

  1. Ayn Rand’in Anthem’ini okudum gecen hafta. Ama kitabi bitirdigimde icimde bir kizginlik, bir nefret duygusu, anyi anda da Rand’in anlatim diline bagimlilik, hayranlik. Nasil olur da bir yazarin ideolojisinden bu kadar tiksinir bir insan ama ayni zamanda diline asik olur? Iste kizginlik oradan geliyor. Gercekten sinirim bozuldu. AtlasShrugged’i okuyacagim yakinda, H.G. Wells’in Zaman Makinesi’ni bitirmekle ugrasiyorum bu aralar. Bu kadar uzun zamandir bu yazarlari okumamis olmamin nedeni (Orwell, Kafka, Huxley haric) dystopian literature beni pek cezbetmemisti. Fakat son donemde gercekten sardirdim. Murakami’nin birkac kitabini aldim, onlari da siraya koydum. Dystopian Literature’e haksizlik yapmisim. Aslinda ne kadar politik, ideaolojik, dini ogeler var bu kitaplarda. Tam da benim beyin sinirlerimi cizirdatan seyler.

    Beğen

  2. @demetdemiray Benim için Haruki’ye giriş niteliği taşıyacak 1Q84 sonrası bakalım neler olacak. Sıraya girmiş en az iki tane daha kitabı var.

    @Fraz Öneri için teşekkürler. Notlarım arasında.

    @handeburdg Ben Rand’in Fountainhead ve Atlas Shrugged kitaplarıyla yetindim. En son We The Living’e başladım, ama aynı şekilde sarmadı, sarsmadı. Bıraktım. Şimdi misal çok elim gitmiyor bir Rand daha okumaya, ama hala beni bu okuduğum iki kitap kadar etkileyeni olmadı. 1Q84’ü daha bitirmeden ütopik hale getirdim kendim için galiba. Şimdi koşarak gidip okumaya devam edeceğim. Bu arada Dystopian Literature tanımını sözcük dağarcığıma eklediğin için teşekkürler Hande. Sayende yeni birşey öğrendim bugün. 🙂

    Beğen

  3. Ben de gecen hafta ogrendim 🙂 bilim kurgu diye kenara atardim, ama megerse, bilim kurgu icinde boyle bir alt tur varmis… Kafka’nin Dava’sini ya da 1984’u okurken mesela, hic o sekilde dusunmemistim.

    Beğen

  4. Muse’un en sevdiğim şarkılarından birini dinlettim,keyfim yerine geldi..:))
    IQ84 dışında satın aldığın tüm kitapları okumuş bir kitap kurdu olarak bence de Muraki son yıllarda en ilgimi çeken yazar oldu diyebilirim.lQ
    84 için ilk sırada olduğunmu hatırlartırım,iyi okumalar..
    Ayn Rand’a göre bence,çok daha etkileyici,elbette kendi kararını kendin ver…

    Beğen

  5. 1Q84 iyi gidiyor valla, seçimimden memnunum. Bu kitap da Atlas gibi 3 ciltmiş, burada tek cilt basılmış. Ben de hakkını vermek için ansiklopedi okur gibi koltukta dik oturarak ciddiyetle daldım okumaya..

    Beğen

  6. Benim basılı kitap alıp okuyasım var. Halbuki teknolojiyle yatıp kalkan biriyim. İş kitaba gelince analoga bağlıyorum. Vardır bir keramet deyip bırakıyorum. Teşekkürler öneri için. 🙂

    Beğen

  7. Öneri olsun diye yazmamıştım, aklıma geldi sadece. Seyahat sırasında okuduğumdan e-book formatı oldukça işime yaradı:-) Basılı kitabın yeri tartışılmaz yoksa.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s