Çarklar Hızla Dönerken

Hayat hızlandı, olaylar çorap söküğü gibi ilerliyor, gelişiyor. Hem de heyecan verici gelişmeler.

Ay Koç Burcu’na geçti, harekette bereket günleri geldi. Bir yandan Güneş Akrep’in karanlık sabitliğinden çıkıp Yay’ın ateşli, hevesli değişkenliğine geçti. Etkilerini bende hemen gösterdi.

Nasıl anlatsam, nerden başlasam..

Önce astroloji.

Bir süredir geri hareketinde olan seans talepleri ileri hareketine başladılar! Bir seansı kabul etmek diğerlerinin arkasını getiriyor, bu kesin. Birbirinden bağımsız zamanlar, insanlar, mekanlar bütününde tesadüf dediğimiz, ama aslında o zaman olmasının (astrolojik ve karmik) sebepleri olan olaylar eş zamanlı vuku buluyor. Biri öneriyor, öteki mesaj atıyor, diğeri hadi diyor. Bense yerimde sabit duruyorum. Halen Merkür gerilemedeyken başlayan bu iletişim akışını düşünüyorum. Bir yandan ağırdan alıyorum bir yandan yürü ya kulum diyorum. İlerliyorum.

Blogum Mindmills.

Takipçilerim gün be gün artıyor. Başlarda okunurluk, görünüm ve izlenim oranlarına önem verirken şu anda üye olup blogumu eposta veya WordPress üstünden takibe alanlara, sadece takip etmekle kalmayıp bizzat yazılarıma yorum yapanlara daha çok değer veriyorum. Bu karşılıklı (veya belki de henüz tek yönlü) iletişim beni heyecanlandırırken hafif de endişelendiriyor. Bugün birkaç takipçi daha geldi, bense iki gündür yazı giremiyorum. Iııhh, eksi puan eksi puan. Sonra okuyucuya yönelik yazma fikri kafamda dönüp dolaşıyor, ibrem şaşar gibi oluyor. Birilerinin okuduğunu, okuyacağını bilerek yazmak bana ilham veriyor, ama okuyucular için değil kendim için yazmaya devam etmek istiyorum, ben bu sebeple yola çıktım diyorum. Hımm, sanırım böyle yazınca popülerlik endişesiyle yüzyüze kaldığımı itiraf etmiş oluyorum. Endişelerim bir kenara takipçilerimi seviyorum, iyi ki varsınız diyorum.

Dahil olduğum kitap projesi İmza Kızın.

Bugün kendi kopyam elime ulaştı. Doğal olarak hemen kendi sayfamı açıp okudum, sonra da kardeşiminkini. Tatlı bir gülümseme yayıldı yüzüme. Hemen kitabın resmini çekip tweetledim. Arkasından bir arkadaşımla bir cafede buluşmaya gittim. Daha kitabın hevesini alamadığım için cafede açtım kitabı karıştırmaya başladım. Bir yandan arkadaşımı bekliyorum, bir yandan maillerime bakıyorum. Bir baktım İmza Kızın ekibinden bir not. Kitapla ilgili bir film yapmışlar, onu haber veriyorlar. İşte burda. Sonra önümüzdeki haftalarda bir basın toplantısı düzenlemeyi düşünüyorlar ve katılabilecek yazarları da çağırıyorlar. Ben bunları okuyup düşünürken tanıdık bir sima masama yanaşıp kitabı işaret etti ve ‘İmza Kızın?’ deyince proje sahiplerinden Banu’yla şahane bir tesadüfle (ya da işte tesadüf olmayan olaylar silsilesiyle) tanıştım. Hemen arka masada başka bir yazarla toplantıdaydı. Tesadüf bu ya! Eve dönünce yazıları rastgele açarak okumaya başladım. İçimde kabarcıklar köpürdü, boğazıma doğru düğümler kat kat oldu. Çok acıklı ve duygusal olacağından korktuğum bir kitabın aksine bu kadar gerçek, içten, olduğu gibi yazıları okumak, içimde hissetmek bu projeye dahil olmamı bir kez daha anlamlı kıldı. Ve bir önceki yazımda kendimi eleştirip beğenmediğim babama mektubumu tekrar sevmeme. Çocuksu bir yazıydı belki benimki çünkü ben de babamı düşünüp yazarken dünkü çocuk olmuştum yine. Bu arada babam HALA bilmiyor. Kardeşimle seyahatte şu an. Benim noniye bu konuda güveniyorum. Dönünce birlikte bu işi bir güzel kotarmalı biliyorum. Geç olsun, güç olmasın.

İşte böyle.

Bütün bunlar yazmadığım süre içinde mi oldu diyeceksiniz?

Hayır.

Geçtiğimiz iki gün Ay Balık’ta, Güneş Akrep’in son saatlerindeyken biz ormanda çürüyen kızıl yapraklar üstünde, foşurdayan dereler pınarlar içinde, göz gözü görmeyen sis pus arasında, etrafta pıtır pıtır pörtleyen mantarlar diyarında yürüyor tırmanıyor iniyorduk. Son derece ıslak, nemli, karanlık, puslu bir dünyada, su elementinin civarlarında.

Yukarıdaki bütün yazdıklarımın hepsi ise bugün Ay Koç’ta, Güneş Yay’dayken vuku buldu. Hevesli, hareketli, aktif günlerde, insiyatifi alınan girişimlerle, ateş elementinin çevresinde.

Doğa, şehir, ruh kışa adım adım biraz daha yaklaşırken çarklar hızla dönmeye, hayat ilerlemeye devam ediyor. Bana da arada kapılıp gitmek arada durup seyretmek kalıyor.

Bir de gidip yatmak.

2 Replies to “Çarklar Hızla Dönerken”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s