Hepinizi Ay Lav Yu

Bütün köpekleri önüme koysanız onlar bir yana Coffee bir yana mı derim yoksa hepsini kucağıma alıp, içime sokup fark göz etmez miyim? Şehirden kaçtığımdan, Coffee’den ayrı düştüğümden beri bunu düşünüyorum.

Kaldığım eve yanaşmış yavru bir dişi var. Beyaz tüylü, karamel kulaklı, sıskacık bir tatlıcık. Adını Kadayıf koymuş komşular. Daha bildiği anladığı yok. Olsun, ben ona Kadayıf Hanım diyorum.

Birkaç hafta evvel ev ahalisi burdayken yedirip ilgilenmişler. Onlar şehre dönünce yandaki komşuları bayrağı devralmış, bakmışlar. Çeşme’ye gelirken yolda arkadaşımla konuşuyorduk bakalım hala burda mı diye. Evet evet burda, hem de capcanlı. Karşıladığı gibi bizi, geldiğimizden beri bırakmadı. Biz de ona gittik yavru köpek maması aldık, bununla kalmayıp bir de oyuncak gergedan kaptık. Yoksa terlik, çorap ne bulsa götürüyor, bir köşesi var oraya zula yapıyor.

Geçirdiğimiz iki üç gün içinde onun bize alışması gibi biz de ona alıştık. Sabah kalkınca bizimki burda mı diye bakıyoruz, hoop yan evden hemen geliyor, mamasını bekliyor, kuyruk heyecanla sallanıyor da sallanıyor. Sonra biz içerdeysek biraz cama pati mati atıp bizi çağırıyor, yüz bulamayınca oturup bekliyor, sonra da güneşli bulduğu bir yere yatıp uyukluyor. Akşam gergedanla biraz at-getir oynuyoruz. Şu anda oyunun sadece at-götür kısmı var gerçi. Oyun olduğunu anlıyor, hoplayıp taklalar atarak oyuncağı ağzıyla kapıyor, doooooğru zulanın olduğu yere bırakıp koşarak geri geliyor. Gergedan genelde yandaki çimlerin arasında tepetaklak dikilmiş Kadayıf’ı bekliyor. Ben de.

Hemen bağlanıveriyorum işte böyle. Yarın dönüş var, bendeyse bir burukluk. Kız bakılacak burda, ama aklım, gönlüm onda. Alıp götürmek istiyorum onu Coffee’nin yanına. Bizimki yetişkin oğlan, buysa küçük kız çocuğu. O kadar farklı bir enerji ve ilgi getiriyor ki beraberinde. Ve tabi ki hiçbirşey bilmiyor, anlamıyor – sanıyoruz! İki günde yavru bir köpecik kapı önünde oturup beklemeyi, mama saatinin ne zaman geldiğini, elini koklayıp yalayıp teşekkür etmeyi öğrenir mi? Kadayıf Hanım öğrendi. Fena halde de gönlümü çeldi.

Birden vicdan yapıp Coffee’yi düşündüm, ben burda Kadayıf’ı içime sokayım derken bizimki ne alemlerde acep dedim, Bey’den haberlerini aldım. Ormana gidilmiş, sezar mantarları toplanmış, yeni yürüyüş rotaları keşfedilmiş, keyifler çok iyiymiş. Sevindim. Oğlumu ayrı özledim.

Yine de şu duyguyla yüzleşmeden edemedim. Dünya bir yana Coffee bir yana değil bendeki sevgi. Coffee birtanemiz, kıymetlimiz, ama Kadayıf, Gandalf, Boz, Psycho, Leon, Yıldız, Babun, Kızım, Blush ve Çomar, Dost, Karabaş, adsız isimsiz hepsi öyle. Bendeki köpek sevgisi usulca ve derinden gittikçe büyümekte.
Bunu hissettiğim bu güzel Eylül gününde, bu yazımı Coffee’ciğime ithaf ederken bütün kuçulara derim ki, tanımadan bilmeden hepinizi ay lav yu.

2 Replies to “Hepinizi Ay Lav Yu”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s