Etraf ıpıslaktı. Bu da benim kuytulardan çıkıp ilerlemem için harika bir fırsattı. Sulanmış zeminde kayarak ilerlemek, antenlerimi çıkarıp rüzgarı hissetmek.

Fış.

Sırtım daha bir güzel parlıyordu. Kıvrımlarım yağmurla yıkanmış, tozlar omuzlarımdan dökülmüştü.

Püf.

Tırmanmaya başladım yukarı. Bir sağa bir sola, bir sağa bir sola. Ağzım açıldı, burnum belirdi o ara. Ağız mı? Tabii, ya ne sandın, benim de bir ağzım var. Çizgi şeklinde bir yarık.

Ham.

Sonra seni gördüm karşımda, kocaman kafan, açık gözlerin, uzun burnun, küçük dudaklarınla. Ağzın açık kalmıştı yarılan ağzıma. Sana sesleniyordum o sırada.

Huu.

Seni senin gözlerinden gördüm o gün. Sırtında güzel, kalın, kıvrımlı, parıl parıl bir kabuk. Sert mi sert, kalın mı kalın.

Çat.

O kabuk çatlayınca içindeki yumuşak, ürkek, hassas, kırılganlığı bildim. Kabuğuna yapışık yumuşakçayı. Sırtında taşıdıklarının ağırlığından kurtulunca hafifleyen, güzelliğin tanımını değiştiren seni.

Sen.

Ağır ağır ilerledim karşında. Seni içime çektim. Sen ben, ben sendim.

Ben.

IMG_4864.JPG

IMG_4856.JPG

KaraBogaz

Siz de bir nevi kabuklardan sıyrılma, ruhunuzun tüm karanlıklarıyla beraber çıplak kalma hislerini içten içe seziyor musunuz? Ya da aksine, bu şekilde karanlığınızın açığa çıkma korkusuyla daha fazla kontrole, baskılamaya başvurup içinizdeki kabuk değiştirme girdabıyla mücadele ediyor, hatta fanatik bir şekilde bu korkularla savaşıp onları ittikçe daha da yerin dibine itiyor musunuz?

Mantıklı olmak güç, farkında olmak zor. Tutkular, ihtiraslar, her ne pahasına olursa olsun tutunma, dayanma, direnme konuları dönüşüm yolunda vurgu yapıyor.

İstanbul saatine göre 24 Ekim 2014 Cuma sabahı (Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece) saat 00.56’da Akrep’te gerçekleşecek Yeniay ve Güneş Tutulması işte böylesi konuları gündemimize getiriyor.

Dönüşüm, değerler, ilişkiler. Continue Reading…

Erken kalkılan sabah, ılık güneş, koşturmasız gün. Yapılacaklara tatlı tatlı el atmak, Coffee’yi arabaya atıp teker teker adreslere uğramak, eve dönüp yazıya oturmak için birebir.

Baktım, bugün Ay Başak’ta. Verimli olarak, eleyip temizleyerek, işleri yoluna koyarak, ayıklayıp iyileştirerek kendimizi iyi ve güvende hissetmek için harika zaman. Faydalı bir bütünlenme. Continue Reading…

5+1 Filmekimi

17 Ekim 2014 — Yorum bırakın

Hani sonbaharda şehir sevgimden bahsetmiştim. Verdiğim birkaç sebepten ilkini değerlendirdim.

Filmekimi.

Bu sene zevkimize ve programımıza uyan 5 film seçtik. Hemen her seyrettiğimizden memnuniyetle çıktık. Kimisi geçmişten bugüne politik gündemle tarihin tekerrür ve savaştan ibaret olduğunu tekrar tekrar gözümüze soktu, kimisi bilim mi inanç mı, illa birinden birini seçmeli mi üzerine düşündürdü, kimi insan hayatını nerdeyse bir timelapse tekniğiyle gözlemletti, kimiyse doğayı ve ritüellerini, yaşam-ölüm-ayrılık arasındaki kısa geçiş, uzun hazmedişleri resmetti.

Continue Reading…

Zamanında

16 Ekim 2014 — Yorum bırakın

..Ama günlük olaylar zamanı alıp götürüyor. Ya uyku gecikir, ya uyku çok uzar, ya da bir yerden hızla dönmek gerekir. Ya çok ya da az öfkeli olurum. Aranması gereken insanlar ve gidilecek yerler vardır. Çocuğa eski masalları günümüze uydurup anlatmak gerekir, kapı çalınır, cam çarpar ve kırılır, aygaz biter, yakıt gelmez, su kesilir ve öyküsü yazılacak sokak izlenimleri silinir. Gene yenileri oluşur…bunları yaşamanın tadı bile yeter insana.

Tezer Özlü, Eski Bahçe-Eski Sevgi, s.52-53

Günlük olaylar, rutinler, yapılacaklar, araya girenler. İş güç, ıvır kıvır.

Zaman.

Geç kalınan zaman, yetişedurulan zaman, erken varılan zaman, kaybedilen zaman. Zamanında-lı-lık. Zamanında-sız-lık.

Continue Reading…