Bey dün sordu.

Hanım, bugün yıldızlar uygun mu?

Cevap verdim.

Uygun. Yarın gece daha iyi olacak.

Hemen dalgasını geçti.

Oldu. Sorarım gece buluşabilir miyiz diye.

Gülümsedim.

Soru cevap böyle bir alışveriş işte. Her zaman istediğin karşılığı alamayabilirsin. Ya da istediğin karşılığı aldığını kendi bildiğinden şaşmak istemediğin için anlamayabilirsin. O zaman sorduğun soru gerçekten bir soru mu yoksa verdiğin bir karar için onay isteği mi düşünebilirsin.

Hevesli ve yaratıcı bir şekilde dış dünyadaki varlığını istikrarla (bazen ısrarla) sürdürme arzusu içinde olmak, öte yandan takdir edilmek, alkışlanmak ve onaylanmak isteği Aslan’ın alanları.

Continue Reading…

Körlük

24 Temmuz 2014 — 4 Yorum

Tokyo sokaklarında yürüyorum. Üstümde beyaz bir gömlek, dar diz boyu bir etek, hafif topuklu zarif ayakkabılar. Fit bir görüntü, fit bir yürüyüş. Tık tık tık tık topuklarımın kaldırımdaki sesini duyuyorum. Çevremde binalar yüksek, etrafımda koşuşan adam çok. Birden bembeyaz oluyor her şey. Göremiyorum! Ama duramıyorum da. Yürümeye devam ederken inen bu bembeyaz, ışıklı perde beni çok korkutuyor. Beyaz boşluğun içinde havalanır gibi giderken ellerim önüme uzanıyor gayri ihtiyari, birilerine değiyor. İçimde gittikçe yükselen korku ses veriyor. Allahım ne oluyor bana? Ne Oluyor Bana? NE OLUYOR BANA?!

Kendi sesime uyanıyorum. Bey tepemde. Tamam, birşey yok diyor. Bakıyorum. Görüyorum. Anlıyorum. Yataktayım. Kucağımda 1Q84. Bayılmışım. O kitabın koca sayfalarını çevirirken dirseğimin kıkırdaklı hassas kısmını yatağın sırtlığına çarpmışım. Şut ve gol. Okuyucu nakavt.

Continue Reading…

Nokta

19 Temmuz 2014 — 3 Yorum

Sis Pus

Sabah 07.30. Günlerden Cumartesi. Ben kim, erken kalkmak kim? Demek ki bu ben her zamanki ben değil. Kalk bakalım.

Kalktım.

Dışarıda hava kapalı. Deniz kara. Beklenen yağmur henüz yok. Fırtına öncesi sessizlik. Kalmalı mı gidip yatmalı mı? Al kalemi kağıda eline, karala.

Karaladım. Continue Reading…

Her Kimsen O

15 Temmuz 2014 — Yorum yapın

İkilemim var, kendimi yazmaya zorlamakla yazamamanın sıkıntısını duymak arasında. Her yazamadığımda da dönüp birşeyler okuyasım.

Misal Emrah Serbes Deliduman bitti birkaç gün önce, daha yazasım yok. Jose Saramago Körlük’e başladım peşi sıra, koşmaya karnım tok. Astroloji okumalarım var ilham flaşları çakar diye. Çakar çakmaz sönen çakmaklar bunlar, gazı uçup kaçan. Gözlemsel okumalarım var sonra. İnsanlar, arkadaşlar, aileler, kocalar, karılar, köpekler, kediler, çocuklar, bebekler üzerine. Şaşırtıcı, sorgulatıcı, düşündürücü, bitmeyen öğretim modeli. Yogayla bedensel okumalarım var. Omuzlar, boyun, dizler, kasıklar, alın ve dişlerde sıkışanlar, birikenler, bükülenlerle birlikte.

Önüme geleni okuya okuya kendimde okuyamadığımı anlamaya çalışıyorum belki de. Hani o okuyamadığım boşluğumu doldurmaya. Continue Reading…

Dolunay Oğlak'ta

Her Dolunay bir açığa çıkıştır. Atılan tohumların nasıl büyüdüğü görünür, sonucu alınır. Tamam mı devam mı deme vaktidir. Olgunlaşan meyveden memnun olup olmadığımızı görme, karar verme. Vesilesiyle içten içe gerginlik hissettirir. Duygularımız bir yöne çeker, ruhumuz öteki yöne. Bunun iyi yanı bu gelgitin getirdiği farkındalıktır. Hem duygularımızın hem ruhumuzun dediklerinin doğru ve gerçek olduğu, ikisini de bütünlenmenin dengeyi getireceğini farketmektir.

12 Temmuz 2014 Cumartesi İstanbul’a göre 14.25 civarı Oğlak’ta oluşacak Dolunay bize iç dünyamızdan dışarıya yansıyacak bir mesaj getiriyor. Kendi isteklerimize odaklanıp duygusal dünyamızın otoritesi olduğumuz, buna göre somut adımlar atıp çalıştığımızda kendimizi iyi hissedeceğimiz bir mesaj bu. Yengeç döneminde bulunduğumuz şu zaman gökyüzündeki tema kendi kendimizin annesi olmak, ihtiyaçlarımızı ön plana almak, şefkatle, dişi yönümüzle, destekleyici, kollayıcı bir şekilde yaklaşmayı getirirken Dolunay zamanı bize atılan adımların somut sonuçlarını gösteriyor. Duygusal ihtiyaçlarımızın otoritesi olmakla ruhumuzu beslemenin arasındaki gergin ip iki yöne çekiliyor. Duygusal karanlığımızla ruhsal aydınlığımız arasında bir düello gibi.

Continue Reading…