Kışın gelişi astrolojide Güneş’in Yay burcundan çıkıp Oğlak’a girişiyle ifade edilir. Gündüzler kısalır, geceler uzar. Hava soğur, iklim sertleşir. Ağaçlar yapraklarını döker, sürüngenler toprağın derinliklerine girer. Dünya çıplaklaşır, vücut direnci düşer. Bulutlar katlanır, yağmur artar. Yeryüzü aksileşir, zaman ağırlaşır. Sonbahar biter, kış gelir.

Bu geceyarısından sonra, 22 Aralık 2014 saat 01.03’te kış başlıyor. Üstümüz kalın, ayaklarımız sıcak mı? Çiçeklerimiz korunaklı, toprakları yaş mı?

Bu mevsimsel bitiş ve başlangıç temasıyla paralel saat 03.36’da ise Oğlak’ta Yeniay doğuyor. Senenin son, kışın ilk Yeniay’ı.
Continue Reading…

Hindistan’dayım. Batı Bengal, Kalküta’da. Etraf gözün alabildiğine ova. İki koca göl var yanyana. Muson zamanı taşıp birleşen, kuru mevsimde çekilip ayrılan. Çevre bataklık, sazlık. Her çeşit yaşama açık.

Bazı hayvanlar kurak mevsime dayanabilecek yumurtalarını bırakırdı buralara. Bazı hayvanlarsa kendilerini çamura gömmek kaydıyla ölü taklidi yaparak hayatta kalır, yağmurun dönüşünü beklerdi. s3

Mahalle gürültülü, kalabalık. Sokaklar rikşa giremeyecek kadar dar. Evler sırt sırta, omuz omuza. Köşedeki cami ‘Bölünme’ noktası, merdivenleri çocukların buluşma yeri. Yüksek duvarların arkasındaki Tully Club başka bir dünyanın temsili resmi.

Yolculuk dediğin uçak, gemi, araba gerektirmez. Vasıta bazen müziktir, bazen film. Hindistan’a bu yollarla ara ara gidip gelirim. Kalküta’ya gidişim kendi içinde bir ilk. Ulaşım aracım bir kitap. Jhumpa Lahiri’nin son romanı Saçında Gün Işığı (The Lowland). Continue Reading…

32 Metrekare

15 Aralık 2014 — Yorum bırakın

Epi topu iki göz bir daireydi. Toplam 32 metrekare. İki oda, bir mutfak, mini minnacık bir tuvalet. Banyosu yoktu. Mutfağın içinde gizli bir duşu vardı. Tek lavabosu. O da mutfaktaki. Mutfak dolabının bir tarafında çay, kahve, şeker, tuz, diğer tarafında diş macunu, diş fırçası, yüz temizleme jeli dururdu. Gelenlerin kafası karışır, pek de dillendiremezlerdi. Buralarda böyle herhalde der geçerlerdi.

Yatak odasındaki niteliksiz ve dekoratif şömine bozuntusu ortamı olduğundan iyi gösterirdi. Bir tat bir doku. Üstünde ayna asılı, önünde makyaj malzemeleri, parfüm şişeleri diziliydi. Kireç beyazının renkli öğeleri. Hemen bitişiğindeki alçak duvar dolabı nevresim çarşaf evlik ıvır zıvırlarla doluydu. Üstünde duran alarmlı radyonun fosforlu yeşil dijital saati gece parlar, yüzü ona dönük yatanın gözünü alırdı. Yine de o radyonun parlak ışığı yalnız gecelerin dostu olurdu. Cızırdayarak başlayan müziğiyse erken kalkılan sabahların eşlikçisi.
Continue Reading…

Tek kanallı televizyon döneminde vazgeçilmez seyirliklerimden biri Artistik Buz Pateni yarışmalarıydı. En sevdiğim bölüm Buz Dansı, kategori serbest programdı. Ve fakat yarışmacıların geçmesi gereken öncelikli iki aşama vardı. Zorunlu hareketler ve kısa program. Belli atlama, sıçrama ve dönüş hareketlerinin gerçekleştirilip değerlendirilmesi sonrası artistik katkının bu temellerle birleştiği serbest program gelirdi.

Çocuk halimle ayna gibi buzun üstünde demir altlı patenlerle kayan sporcuları ağzımın suları akarak seyreder, bir an evvel serbest programa geçilmesini beklerdim. Zorunlu ve kısa program kısımları sıkıcıydı, lakin olmazsa olmazdı, yapılmalıydı.
Continue Reading…

Kafamdaki düşüncelere mi odaklansam bütünün anlamını mı yorumlasam? Yolculukta kalıp kendime mi inansam, aklın getirdiği sorgulamalar, sebep sonuçla bilgiyi detaylandırıp duygusal ihtiyaçlara mı baksam?

İkizler’de bugün, 6 Aralık 2014 saat 14.26’da oluşan Dolunay’da işte böyle bir ikilem içinde bulabiliriz kendimizi. İnandıklarımızla düşündüklerimiz, anlamla bilgi, içgörüyle mantık arasında bir gelgit.

Yay döneminde olduğumuz şu zamanlar olayları bütünsel olarak algılamaya, olanlara anlam katmaya müsait olduğumuz, serüvenimizi ne kadar uzağa taşıyabilirsek vizyonumuzu o kadar genişlettiğimiz, iyimser ve inançlı olduğumuz bir dönemden bahsedebiliriz. 22 Kasım 2014’te bu konular özelinde bir başlangıç yapmak üzere Yay’da Yeniay oluşmuştu. Siz bu dönemi nasıl değerlendirdiniz? Kendinizi aşmak, kişisel yolculuğunuzu uzaklara götürmek, genişlemek, ilerlemek anlamında somut adımlarınız oldu mu? Duygusal ve ruhsal olarak kendinizi üst benliğinize taşıma babında ne deneyimler yaşadınız, yaşamaktasınız? Farkındalıkla ya da farkında olmadan böylesi başlangıçlar yapmış olabilirsiniz. Farkına varma, attığınız tohumun meyvesinin olgunlaştığını görme zamanı şimdi.
Continue Reading…